Bütçe ve cüzdanın rejimi

Bütçe ve cüzdanın rejimi

Cosmopolitan/Işık Cansu Canayak

Şöyle bir düze çıksanız. Kenara para atsanız. Beyrut’a hafta sonu kaçamağı yapsanız. Misss... “Bütçe” kötü bir kelime değil. Cıssss değil. Sevin onu. Rejim yapmak gibi... Sonunda kendinizi süper hissedeceksiniz. Hayatınızı daha çok seveceksiniz!

“Bedava yaşıyoruz, bedava. Hava bedava, bulut bedava. Dere tepe bedava. Yağmur çamur bedava. Otomobillerin dışı, sinemaların kapısı, camekanlar... Bedava yaşıyoruz, bedava.” Yazıya Orhan Veli’nin bu şiiriyle başlamak zorundaydım... Çünkü Veli, bugün yaşıyor olsaydı yazmazdı belki bu güzel şiiri. Çünkü artık böyle değil. Hava da bedava değil, su da. Hele de kendini Dubai gibi alışveriş cenneti sanan, İstanbul gibi zor bir şehirde yaşıyorsanız. Bir de onun varlığı bir dert, yokluğu yaraymış ya... Bu yazı onun varlığındaki dertle değil; yokluğu veya azlığı durumundaki yaralarla ilgili. Aslında hesap basit olmalı, değil mi? Bir tarafta “gelir” var, diğerinde “gider”. Eh, bir de matematik. Toplama-çıkarma işlemlerini hepimiz biliyoruz. Ve günün sonunda hiçbirimiz borç içinde olmayı da istemiyoruz, öyle değil mi? Peki neden bütçe yapmayı bir türlü beceremiyoruz? “Ayağını yorganına göre uzat” atasözünü neden sevemiyoruz?

BİZE ULAŞIN