[Alt-Text]

Kıskançlık üzerine bilinmeyen tüm gerçekler

Kıskançlık üzerine bilinmeyen tüm gerçekler

Özlem Yılmaz Küçük

“Çok kıskancım” ya da “Hiç kıskanç değilim” demenin, davranış bozukluğu göstergesi olduğunu biliyor muydunuz? Psikologlar, fazla kıskanmanın ve hiç kıskanmamanın davranış bozukluğu olduğunu savunuyor…

Kıskançlığın ne olduğunu, ne kadarının normal, ne kadarının normal olmayan davranış olduğunu, tedavi şeklini ve süreçlerini, tetikleyen durumların neler olduğunu, kimlerin en çok ve neden kıskandığını Uzman Psikolog Gülşah Beştav’a sorduk… İşte kıskançlık üzerine bilinmeyenler tüm gerçekler…

Kıskançlık tam olarak nedir?

Kıskançlık, bir başkasında olan maddi ya da manevi bir değerin kişinin kendisinde olmamasından veya kıyaslama yaparak kendisinden/kendisininkinden daha iyi olduğu kanısına varması ya da mevcut olanı daha iyi olana kaptırma korkusu olarak tanımlanabilir. İlkel bir duygudur, ortalama 18 ile 36 aylıkken gelişmeye başlar.

Bir çeşit hastalık sayılabilir mi?

Kıskançlık hem bir sebep hem de bir sonuçtur. Hastalık demek yerine davranış bozukluğu tabiri daha yerinde olur. Esasında başka rahatsızlıkların göstergesidir. Özgüven eksikliği, ruhsal bunalım, depresyon, kaygı bozukluğu gibi problemlerle birlikte seyredebilir. Terapilerde, kıskançlık eğer ki kişide işlev kaybına yol açmışsa, yani uykuda, iştahta ve iş görmede bozulmaya kadar varmışsa, psikiyatrik tedavi ve ilaç tedavisi daha etkilidir. Bununla beraber özgüven eksikliğini ve kişilik bozukluklarını da davranışçı terapiyle ele almak kişinin bu duyguyla başa çıkmasını sağlar.

BİZE ULAŞIN