Şehir hayatında panik atak olma riski daha fazla

Şehir hayatında panik atak olma riski daha fazla

Bugün arzu ettiğimiz her şeye sahip olsak bile çocukluk döneminde yaşadığımız çeşitli tecrübeler de dünyayı daha karanlık bir yer olarak algılamamıza neden olabiliyor. Ebeveynlerden birinin kaybı, hastalığı ya da bağımlılıkları sonucu çocukluğun kötü izleri; yoksulluk, şiddet görmek ya da tacize uğramak gibi etkenler yıllar sonra çeşitli şekillerde kendini gösterebiliyor. Küçük yaşlarda aileden ayrı kalmak gibi faktörler de yaşanan ruhsal çalkantıların sebebi olabilmekte. REEM Nöropsikiyatri Merkezi'nden Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, konuyla ilgili görüşlerini paylaşıyor.

İçinde bulunduğumuz ana ve geleceğe dair taşıdığımız korkular, depresyondan migren ve bağımlılıklara kadar uzanan çeşitli şekillerde kendisini gösteriyor. Panik bozukluğu da bu kaygı dolu tablonun en kontrolsüz hallerinden biri…

Yaşamınızda büyük bir yangın çıkmış da can havliyle bütün camları kırmışsınız gibi. En zor kısmıysa şüphesiz yangını bir tek sizin görmeniz. Kişiye "Delirecek miyim?" ya da "Ölecek miyim?" korkusu yaşatan kriz zamanları, yaşam kalitesini oldukça düşüren ve çalışan kişileri işlerinden, eğitimine devam edenleri okullarından alıkoyabilecek kadar şiddetli gerçekleşebiliyor.