Yasak aşkın sessiz tanığı

Yasak aşkın sessiz tanığı

Üstte Orman yolundan ulaşılan ve kendisine ait arazisi bulunan taş ev, doğa ve denizin muhteşem manzarasıyla kuşatılmış.
Altta Denizi ayaklarınızın altına seren kapalı terastaki hasır sandalyeler, aynı zamanda mini bar olarak da kullanılabilen sehpa ile buluşturulmuş.

Yasak bir aşkı anlatan ve Halit Ziya Uşaklıgil’in 1899 yılında tefrika halinde kaleme aldığı Aşk-ı Memnu, şimdilerin en popüler dizilerinden biri. Yazar, Aşk-ı Memnu’yu kaleme alırken kitabının ilgiyle izlenen, bir sonraki bölümü merakla beklenen ve bu kadar popüler olan bir televizyon dizisine dönüşeceğini düşünür müydü dersiniz? Bunun cevabını elbette ki veremiyoruz ama dizinin yayınlandığı saatlerde, deyim yerindeyse hayatın durduğunu ve ertesi gün bile yankılarının devam ettiğini gözlemliyoruz. Sadece sohbetlerde değil, yazılı ve görsel basında da bir sonraki bölümle ilgili yorumlar ve tüyolar göze çarpıyor. Bu popülaritenin nedeni senaryo ve oyuncular olsa da, günümüz yapımcılarının mekan ve kıyafetlere gösterdikleri özen reytingleri ikiye katlıyor. Titizlikle seçilmiş yaşam alanlarının, dekorasyonlarıyla izleyicilere fikir verdiği bir gerçek. Son günlerde Behlül ve Bihter’in gizlice buluştukları deniz kıyısındaki taş ev, dizinin en merak edilen mekanlarından biri. Riva’nın gizli bir koyunda konumlanan yapı, 1855 yılında İngilizler tarafından kayıkhane olarak yapılmış. Uzun süre kullanılmayan ve Metro Turizm’in sahibi olan Galip Öztürk tarafında keşfedilen tarihi bina, Legend Hotel İstanbul’un bünyesine alınarak otelin süiti olarak hizmet vermeye başlamış. Yeni ismiyle ‘Kardak’, sadece Bihter ve Behlül’e değil, bu sessiz limanda zaman geçirmek isteyen herkese açık. Ama bu süit bildiklerinize hiç benzemiyor. Otel Cumhuriyet Köyü’nde, süit ise otele 10 kilometre uzaklıkta. Kendi özel arazisi, aşçısı ve garsonları var. Otelden 4x4’lere binip önce asfalt yola, sonra da orman yoluna doğru ilerliyorsunuz. Ağaçların sarmaladığı toprak yollar yağmur damlalarıyla ıslanmış. Mevsim kış ama yapraklar alabildiğine yeşil. Kuşların cıvıltıları her yerden duyulabiliyor. 10 kilometre mesafede olmasına rağmen, yarım saat süren yolculuğun ardından Kardak’a ulaşılıyor. Ormanlık arazinin bitiminde taş binayı hayal meyal görebiliyorsunuz. Binaya yaklaştıkça da Karadeniz’in azgın dalgalarıyla karşılaşıyorsunuz. Bu muhteşem manzarayı gördükten sonra, Behlül ve Bihter’e hak vermek zorunda kalıyorsunuz. Çünkü kim olsa bu güzellik karşısında tekrar tekrar aşık olabilir!  

BİZE ULAŞIN