Parizyen zarafeti yorumluyor

Ailesiyle aynı adı taşıyan mücevher evinin 32 yaşındaki kreatif direktörü Gaia Repossi, Parizyen zarafeti yorumluyor.

Giriş Tarihi: 22.09.2018 15:04 Güncelleme Tarihi: 22.09.2018 15:06

Cevabı merak edilen soru: Fransız zarafeti denen şeyi tam olarak tanımlamak mümkün müdür? Nihayetinde bu bir ruh hali, tavır, varoluş biçimi değil midir? Zarafet, özünde doğal ile sofistike sözcükleri arasında hassas bir denge kuran, zamandan bağımsız bir kavram. Ben, kalben ve köken olarak bir İtalyanım fakat Paris'te yaşıyorum, çalışıyorum ve kendimi Fransız kültürüne ait hissediyorum. Bu bağlamda Fransız olmak ise evrensel bir stil kodu benimsemek demek. Bunu başarabilmek, karşınızdaki insanın nasıl göründüğüne değil, duygularına ve ruhuna odaklanmayı gerektiriyor. Annem bir zamanlar bana mücevher tasarımcıları olarak gösterişli kıyafetler giyemeyeceğimizi, bunun yerine ağırbaşlılığı tercih etmemiz gerektiğini söylemişti. "Aksi takdirde, kıyafetlere mücevherler de dahil olduğunda gereksiz bir fazlalık yaratmış oluruz" demişti. Onun bu sözlerini tabii ki dikkate aldım.

Yine de biraz uyuşmazlığa; güçlü kontrastlara sahip parçaları bir araya getirme fikrine hiçbir zaman karşı koyamadım. Mesela hiçbir şey beni kodları erkek gardırobundan ödünç alınmış bir kadın gardırobu kadar heyecanlandıramaz. Benim hoşuma giden, ilgimi çeken ve modern olduğunu düşündüğüm stil; mücevherin erkek terziliği ile birleşmiş hali. Sade bir renk paleti; parlak detaylar, hacim ya da mücevherler gibi sürpriz faktörleriyle şaşırtıcı ve farklı kılınabilir. Feminenliğin kalıplaşmış kodlarını sorgulayan ve obje olmayı reddeden modern kadını yansıtan bu kontrast, bence olabilecek en feminen şey. Elbette modern kadının kapıları dünyaya ve geleceğe her zaman açıktır ancak eğer bu tarifi zor Fransız zarafetine sahipse (ki bunun evrensel bir kod olduğu fikrindeyim), aynı zamanda geçmişin ve kendi kültürünün yansımalarına ve farklılıklarına da açıktır. Geçmişte edindiği deneyimleri inkar ya da göz ardı etmek yerine, bu değerleri yeni bir feminenlik anlayışı yaratmak ve sorgulamak için kullanabilir. Bana göre feminenlik en çok karışık duygular barındırdığında ve cinsiyetten bağımsız kalabildiğinde ilgi çekici ve güzel. Kreatif bir insan olduğumdan, stilim aynı zamanda dilim, kendimi ifade şeklim. Siz de özgürce konuşabilmeli, içgüdülerinize güvenmeli, kalbinize ve aklınıza sadık kalmalı, inandıklarınızı söyleyebilmelisiniz. Mükemmel olmaya çalışmak -her şeyin uyumlu olduğu bir kıyafet, kusursuz makyaj ve saçlar- gerçek hayata aykırı. Hatta bence tüm bunlar bir suskunluk, ifadesizlik biçimi. Çağdaş zarafet bana göre entelektüel, aydınlanmış bir feminizme, cinsiyetler arası eşitliğe ve cinsiyet özgürlüğüne dayanıyor.

Aslında zarafet söz konusu olduğunda her şeyden önemlisi insan olabilmek. Ve zamansız zarafet, sadece bugünün değil,

BİZE ULAŞIN