Neştersiz tekniklerle gençleşmek

Kliniklerde yüz bölgesine uygulanan güncel anti-aging teknikler, estetik yöntemlerinde son yeniliklerle değişim başlıyor.

Giriş Tarihi: 11.06.2019 14:58

Hazırlayan Pelin Hasçalık
Fotoğraflar Fernando Gómez

HYDRAFACIAL
Avşar Klinik Kurucu Ortağı Op. Dr. Dilek Avşar, Hydrafacial adlı yoğun arındırma ve nem bakımları ile Somon DNA ve Pi sistem multivitamin enjeksiyonlarının bir arada uygulanmasının cildin nem kapasitesini, canlılığını ve parlaklığını artırdığını söylüyor: "Hydrafacial ile yeni nesil cilt bakımlarının temelinde bazı özellikler geliştirildi. Bu bakımların amacı, yıpranmış cildi onarmak ve yaşlanmasını durdurmak. Günümüzde cilt PH'ına uygun solüsyonlarla dışarıdan sıvılar püskürtülerek cilt üzerindeki ölü tabaka atılıyor. Cilt, kendini yenilemek için aldığı uyarılarla kan dolaşımını hızlandırıyor. Dolaşımın artması ile cildin oksijenlenmesi daha iyi hale geliyor ve tazelenme başlıyor. Sonrasında vakumlama başlığı çalıştırılarak yüz-dekolte ve boyundaki lenfatik akım hızlandırılıyor. Böylece cilt altında biriken toksinler lenfatik dolaşıma atılarak vücuttan uzaklaştırılıyor. Artan lenfatik dolaşımla birlikte, ciltteki asıl problemi gidermek için tedavi başlıyor. Cilde daha fazla nem sağlayacak vitamin mineralleri ve aminoasitlerden oluşan solüsyonlar cilt altına taşınıyor. Son olarak, cildi dinlendirmek ve nemini içine hapsetmek için özel nem maskeleri ile işlem bitiriliyor."

Avşar, rutin bakımların 2-4 haftada bir yapılmasını önerirken, tedaviye yönelik zaman aralıklarının değişebileceğini belirtiyor.

ENDOLIFT
Doku Tıp Merkezi'nden Uzm. Dr. Şerafettin Saraçoğlu, cilt gençleştirme için ideal bir yöntem olan Endolift'i anlatıyor: "Ortalama bir saat süren bu işlem, yüzün yanı sıra çene, boyun ve diz kapaklarında da kullanılıyor. Saç teli kalınlığında, oldukça ince bir mikrofiber uç yardımıyla, deriye lazer yolu ile ısı yolluyor ve dokuları tetikliyoruz. Bu sayede elde edilen, yer çekiminin tersi yönündeki vektörel mikro tünellerle yönlendirdiğimiz fiberler, işlem yapılan alanda hiçbir iz kalmamasını sağlıyor. Kolajen üretiminin yeniden tetiklenmesi ile cilt sıkılaşıyor, sarkmalar toparlanıyor, cilt altında lokalize olmuş yağ dokusu azalıyor, çene ve yüz hatları belirginleşiyor. Daha ilk seansta etkisini gözle görülür şekilde ortaya koyan yeni nesil Endolift'in performansı bir seneye kadar devam ediyor."

ULTRAFORMER
Zorlu Center Terasevler'de bulunan Doctor B Clinic'te uygulanan Ultraformer, cildi sıkılaştırmak ve kırışıklıkları azaltmak için yılda yalnızca bir kez yaptırılması gereken bir tedavi yöntemi. Cildi neşter kullanmadan sıkılaştıran ve forma sokan Ultraformer, hızlı ve ameliyatsız bir şekilde yüzünü gerdirmek isteyenler için çok iyi bir seçenek. Uygulamanın arkasındaki bilim; cildin SMAS katmanını (cerrahların yüz germe yaparken çektikleri katman) forma sokan, yeni kolajen üretimini uyaran, kısa darbelerle hassas bir şekilde hedefleme yapan, mikro ve makro odaklı ultrason teknolojisi. Sonuç ise yanaklarda ve boyunda daha sıkı, toparlanmış bir cilt ve formunda bir yüz ovali. Kırışıklıklardan kurtulmak fakat bunun için dolgu ve botoks gibi uygulamaları kullanmak istemiyorsanız Ultraformer, göz ve dudak çevresindeki yüzeysel kırışıklıkları diğer cilt sıkılaştırma teknolojilerinden daha etkin bir şekilde ve cildi tedavi ederek yapıyor.

Nihai sonuçlar 12 haftalık bir süreçte ortaya çıkarken, tedaviden hemen sonra sıkılaşma meydana gelebiliyor. Yüz hatlarının tam oturması ve ince çizgilerin tamamen geçmesi ise iki hafta sonra gerçekleşiyor. Ayrıca işlem sosyal hayatınızı olumsuz yönde etkilemiyor, uygulama sonrası hiç beklemeden günlük cilt bakım ve makyaj rutininizi sürdürebiliyorsunuz.

BBL IŞIK ENERJİSİ
Dr. Mustafa Karataş, genetik yaşlanmanın kendini tek değil, birçok farklı şekilde gösterdiğini söylüyor ve gençleşme sürecini destekleyici BBL ışık enerjisinden bahsediyor: "Stanford Üniversitesi, yaptığı araştırmalar sonucunda yaşlanma sürecine genetik anlamda da müdahale etmemizi sağlayacak bir teknoloji ile karşımıza çıktı. Araştırmaya göre BBL ışık enerjisi cildin üst tabakasını nazikçe ısıtarak cilt yaşlanmasıyla ilişkili olan genleri etkiliyor ve onlara genç cilt hücreleri gibi davranmalarını dikte ediyor. Böylece kolajen üretimi artıyor, ciltteki yeni ve daha kaliteli kolajen lifleri ise doğal bir gençleşme ile sonuçlanan bir süreci tetikliyor. Cildin ihtiyacına göre genelde üç ile beş seans
arası uygulanıyor. Seanslar arasında bir ay kadar süre oluyor."

LED TERAPİ
Lisya Beauty kurucusu, Uzman Estetisyen Selda Özkök, "gençlik ışığı" adı verilen ve dört farklı renkte ışıktan destek alarak cildin kendini yenilemesini sağlayan Led Terapi'yi anlatıyor: "Bu teknik, cilt yenileme, hassas ciltleri yatıştırma, akne kurutma, doku tamiri gibi geniş bir yelpazede çözümler sunmakta. Kırmızı ışık, kolajen üretimini tetikleyerek doku yenilenmesini sağlıyor ve gözenekleri sıkılaştırıyor. Ayrıca güneş kaynaklı yaşlanma belirtilerini azaltıyor. Sarı ışık, egzama, rosacea gibi cilt hassasiyetlerini sakinleştiriyor. Yeşil ışık, ciltteki melanin üzerinde çalışarak lekelerle savaşmakta etkili. Mavi ışığın ise akne kurutma özelliği var. Bu uygulamanın en güzel yanı yazın da yapılabiliyor
olması. Herhangi bir yan etkisi olmayan, sosyal yaşamdan kopmayı gerektirmeyen konforlu bir bakım."

DANISH SKIN
Rene Klinik kurucusu Prof. Dr. Reha Yavuzer, fraksiyonel lazer teknolojisinin geldiği son noktaya örnek teşkil eden Danish Skin'in özellikle deri üstündeki düzensizlikler ve ince kırışıklıklar için tercih edildiğini söylüyor: "Yüzeysel bir lokal anestetik krem uygulamasını takiben, deri kalitesini artırmak istediğimiz bölgedeki deri kalınlığı, rengi ve özelliklerine uygun olarak belirlediğimiz enerji ayarları ile lazer uygulamasını gerçekleştiriyoruz. Teknolojinin en önemli özelliği, detaylı ayarları sayesinde her deri tipinde kullanılabilir olması. Hafif düzeyde ağrıya neden olan bu uygulama yaklaşık 30 dakika içerisinde tamamlanıyor. İşlem sonrasında kullanılacak kremler ve solüsyonlar ise en az lazer cihazı kadar önemli. Özellikle probiyotik içerikli solüsyonlar deri altına lazerin açtığı kanallardan ulaşarak protein üretilmesini destekliyor. Yirmi gün ara ile 2-4 defa yapılabilen bu uygulamanın olumlu etkilerini üçüncü haftadan itibaren tespit etmek mümkün. Deride incelme yaratmayan işlem, tam tersine kolajen üretimi ile derinin kalınlaşmasına, elastikiyetinin artmasına ve daha düzgün hale gelmesine neden oluyor. Yaş sınırı olmayan bu uygulama genç bireylerde eski sivilce izlerinde, orta yaşlarda özellikle göz altı torbalanmalarının azaltılmasında, ileri yaşlarda ise boyun ve dekolte bölgesinin düzeltilmesinde tercih ediliyor."

MORPHEUS8
Özel Sculpture Polikliniği kurucusu Güray Akar, özel tasarım iğnesi örümcek ağı şeklinde elektrotlarla kaplı olan ve bu sayede cilt altındaki her noktaya yoğun enerji iletebilen Morpheus8 teknolojisini anlatıyor: "Kırışıklık giderme, cilt kalitesini artırma, yüz, boyun, dekolte bölgesindeki sarkmaların tedavisi ve yara izi iyileştirme için tercih edilen bu teknik genelde üç, maksimum dört seans olarak uygulanıyor. Seanslar arasında minimum 21 gün olması gerekiyor. Acı hissi yok denecek kadar az olan Morpheus8 ile tek seansta dahi gözle görülür sonuçlar alınıyor. Tüm cilt gençleştirme uygulamalarında, gerekli seanslar tamamlandıktan
sonra devam seansları öneriliyor; 3-6 ayda bir kez bir seans tekrarı gibi. Bu sayede yapılan işlemin kalıcılığı destekleniyor."

BİZE ULAŞIN