YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.harpersbazaar.com.tr

Bekar gibi davranan evli erkekler

Son günlerde evlenenlerin sayısının artmasının yanında başka bir detay var ki, göz ardı etmek imkansız. Çok fazla evli erkek, bekarmış gibi hareket ediyor ve girdiği ortamlarda kendisiyle ilgili bu gerçeği paylaşmadan iletişim kurmaya çalışıyor. Mutsuz ya da boşanmak üzere olduğu için de kendisini haklı görüyor.

Uzaktan çok mutlu görünen evli çiftlere rastlıyoruz. Alışveriş merkezlerini bebek arabalarıyla dolduran, çoğu zaman gözlerinin içi parlayan, etrafa mutluluk mesajları veren ve biz kadınları evliliğe imrendiren çiftler onlar. Onlara bakıyoruz ve içimizden 'Ne kadar da mutlular. Gerçek aşkı bulup evlenmişler. Acaba ben de bir gün evlenebilecek miyim?' diye düşünüyoruz. Ama bu, çoğumuzu imrendiren evliliklerin arkasında kimi zaman bambaşka, mutsuz senaryolar yatabiliyor. Ve nedense (!) genelde bu senaryolar erkeklerin başının altından çıkıyor. Daha geçtiğimiz günlerde benim başıma gelen bir olay, bazı evli erkeklerin yaşadığı gizli, bazen de hiç gizli olmayan hayatlara örnek teşkil ediyor. "EVLİ OLDUĞUMU BİLDİĞİNİ SANIYORDUM'' Bazen tanıştığınız anda ortak pek çok noktanız olduğunu fark ettiğiniz erkekler olur. O da onlardan biriydi. Aynı takımın tutkulu taraftarlarıydık ve maçları sıkı bir şekilde takip ediyorduk. Hemen telefon alışverişi yapıldı ve görüşmeye başladık. Birlikte, tuttuğumuz takımın maçlarına gitmeyi seviyorduk. Her gün mesajlaşıyor ya da telefonlaşıyorduk. Hatta doğum günümde saat tam 12'de beni ilk kutlayanlardan biri de oydu. Daha tanışalı bir ay olmadan bana yurt dışına tatile gideceğini söyledi ve döner dönmez yapacaklarımızı planlamaya başladı. Gittiği tatilde bile mesaj atması, benimle ne kadar ilgilendiğinin göstergesiydi adeta. Tatilinin ikinci gününde Facebook'ta etiketlenmesi tüm gerçekleri su yüzüne çıkardı. Erkek arkadaşlarıyla gittiğini sandığım tatil, aslında eşiyle yaptığı romantik bir geziden ibaretti! İnternet, bu konuda hafiyelik yapmak için bulunmaz bir bilgi kaynağı. Ben de azıcık araştırmayla, bir yaşında çocukları olduğunu ve 1997 yılından bu yana evli olduklarını öğrendim. Kendisine her şeyi öğrendiğimi bildiren bir mesaj attığımda ise hiç beklemediğim o cevabı aldım: "Evli olduğumu bildiğini sanıyordum." Bana hiçbir şekilde evlilik sinyali vermeyen, parmağında alyansı bile olmayan ve hatta beni arkadaşları ve kuzenleriyle aynı ortama sokan bu erkeğe evli olup olmadığını sormak aklıma gelmemişti tabii ki! İşin komiği, o da bunu gündeme getirecek fırsat bulamamıştı nedense. Onu yanlış tanımamı istemediğini, hayatında ilk defa böyle bir durumla karşı karşıya kaldığını, evli olduğunu söylemek için çok çabaladığını (!) ama bir türlü konunun açılmadığını söyledi. Bırakın beni düşürdüğü durumu, hiçbir şeyden haberi olmayan, evliliği içinde çok mutlu gözüküp dışarıda bambaşka bir hayat peşinde koşan bir erkeğin eşinin durumdan bihâber hali beni çok daha fazla üzdü.

BİR TÜRLÜ BOŞANAMAYAN (!) ERKEKLER

Bu tip erkekleri belirlemek çok kolay değil aslında. Çünkü tıpkı evlenmeden önceki gibi hayatlarına devam eden, her gece başka bir yerde görülen, hiçbir konseri kaçırmayan ama bu etkinliklere hep arkadaşlarıyla giden bir erkek düşünün. Sizin aklınıza hiç evli olduğu gelir mi? Yeşim, kısa süredir tanıdığı bu erkeğin evli olduğunu başından beri biliyor. Ama bu konuyu çok fazla dert etmiyor gibi gözüküyor. Çünkü kısa zamanda ısındığı bu erkeğin eşinden boşanacağına ve birlikte olacaklarına inanıyor. Erdem'in onun gözünde çizdiği imaj bu şekilde. Eşiyle uzun süredir aynı yatakta yatmadıklarını, boşanmak üzere olduklarını ama iki tarafın da ilk adımı bir türlü atmadıklarını söylüyor. Hoşlandığı erkeği kaybetmekten çok korkmaya meyilli kadınlardan olan Yeşim ise, Erdem'i beklemeye kararlı gözüküyor. Bizim ona tavsiyemiz ise, boşanmak için başvuru bile yapmayan bir erkekle zaman kaybetmemesi… Çünkü evli bir erkekle görüşürken, onun medeni durumdan haberdar ve bunu kabul etmiş gözükürseniz, yaşanılan rahatlık kolay kolay bozulmuyor.

EVLİ OLDUĞUNU SAKLAYANLAR

Bekar gibi davranan evli erkeklerin genel durumu olarak bunu gösterebiliriz. Çünkü böylesi çok daha fazla işlerine geliyor. Evde onları bekleyen bir eşleri olduğunu ve eninde sonunda eve gitmek durumunda olduklarını unutan bu erkekler, daldan dala konmak konusunda uzmanlaşmış gözükürler. Gece kulübünde içkisini içtiği barın arkasından güzel her kadını izler, fırsat bulursa tanışır ve hatta geceyi onunla bitirir. Veya daha masum bir yol seçtiğini düşünerek bir kadınla tanışır ve sadece onunla görüşür. Birlikte yemeklere giderler, aşk sözcükleri havalarda uçuşur, hediyeler takas edilir ve kadın kendisini dünyanın en şanslı kişilerinden biri görür. Pınar, aşık olduğu erkeğin evli olduğunu onu Facebook'ta aratarak öğrenmiş. Profil fotoğrafında tek başında olsa da, ilişki durumunda "evli" yazması alarm çanlarının çalmasına yetmiş. Tabii yine de "acaba kendisini kadınlardan korumak için ilişki durumunu bu şekilde mi yazdı" gibi saf duygularla kendisini teselli etmiş başta. Ama en sonunda dayanamayarak hayatındaki erkekle yüzleşmiş. O da çok utanarak ve sıkılarak üç yıldır evli olduğunu itiraf etmiş. İşte o zaman Pınar'ın aklına gelen bir olayla dünyası başına yıkılmış. Birlikte kaldıkları bir günün sabahında erkek arkadaşının arabasının bagajına kendi çantasını koymak istediğinde, o anda evli olduğunu bilmediği bu erkek "sen uğraşma, arabaya bin, ben koyarım çantanı" demiş. Bunu o an için çok doğal karşılaşa da, o bagajda ne olacağı ancak gerçekler ortaya çıktıktan sonra aklına gelmiş. Bir yaşında bebeği olan Tunç, bebek arabasının olduğu bagajı Pınar'ın açmasını istememiş aslında. Ortaya tabak gibi çıkacak gerçeklerden korkmuş. Bu itirafı da duyduktan sonra, Pınar ağlayarak ve yaşadıklarına lanet ederek o erkekten ayrılmış.

ÖZGÜR EVLİLİĞİN BAŞKA BİR BOYUTU

Etrafta ne kadar çok evli erkeğin tek başına dolaştığını konuştuğumuz bir arkadaş sohbetinde başka bir arkadaşım da yaşadığı olayı şöyle anlattı: "Birisiyle tanıştım. İnanılmaz yakışıklı, centilmen ve benimle konuşurken gözlerinin içi parlayan bir erkekti. Elimden tutup beni bir mekandan diğerine götürüyor, arkadaşlarıyla tanıştırıyor ve aşkını uluorta yaşamaktan hiç ama hiç çekinmiyordu. Bir gün bir arkadaşıma yaşadıklarımı anlatırken, bana adını sordu. İsmi biraz değişik ve fazla kullanılmayan bir isim olduğundan dolayı, birden irkildi. "Yoksa Levent'te mi oturuyor ve işyeri de orada mı" deyiverdi. Cevabım evetti çünkü alt katını ofisi olarak kullandığı bir villada yaşadığını biliyordum. Bana onun evli olduğunu söylediğinde başımdan aşağı kaynar sular dökülmüştü. Kendisiyle yüzleştiğimde bana çok rahat bir şekilde evli olduğunu söyledi. Ayrıca bu durumun ilişkimizde bir değişiklik yaratmasına gerek olmadığını çünkü açık bir evlilik yaşadıklarını hiç çekinmeden anlattı. Yani ikisi de farklı hayatlar yaşıyor ama aynı evde kalmaya devam ediyorlardı. Yine her ikisi de birbirinin yaşadığı o hayatlardan haberdar olsa da bunu dert eder gibi gözükmüyordu. Çünkü çift olarak bir süreliğine bu şekilde takılmaya karar vermişlerdi. Tabii ki böyle bir oyuna dahil olamayacağımı söyleyip ondan ayrıldım." Bunu yapmasının sebebi olarak da, onların hiçbir zaman boşanmayacaklarına olan inancını gösteriyor. Bir çeşit sapkınlık olarak nitelendirdiği böyle bir evliliğin taraflarının, sadece ilişkilerine heyecan katmak istediklerine inandığını belirtiyor. Hatta bahsi geçen o erkekle ilişkisine hiçbir şeyi dert etmeden devam ettiği takdirde, ileride üçünün birlikte yatağa girmesi gbi bir teklifle karşı karşıya kalacağı korkusunu da dile getirmekten çekinmiyor.

AH O "BİR GÜN BOŞANACAĞI ÜMİDİ" YOK MU!

Herkesin medeni durumundan haberdar olduğu bir erkek düşünün. O senaryoya bir de her şeyin bilincinde olan bir kadın ekleyin. İlişki yaşadığı erkeğin evli olduğunu biliyor ve ikinci kadın olmayı kabul ediyor. Bu kadınlar uzaktan çok mutlu ve hallerinden hiç şikayetçi gözükmüyorlar ama aslında içlerinde fırtınalar kopuyor. Çünkü her ne kadar aşık oldukları erkek boşanma kelimesini hiçbir cümle içinde kullanmasa da, bu kadar mutlularken erkeğin bir gün onun tarafına geçeceğine inanıyorlar en saf duygularla. Bazen o cümleyi duyuyorlar da. O erkek çok tutkulu bir anda "En kısa sürede boşanacağım" diyebiliyor ama o gün hiçbir zaman gelmiyor. Gamze, etrafındakilerin hiçbir uyarısına kulak asmadan ilişki yaşadığı evli erkekle çok güzel bir ilişkileri olduğunu anlatmaktan çekinmiyor. Emir'in sık sık eşiyle kavga ettiğine tanık olduğunu, hatta çoğu zaman aynı yatakta yatmadıklarını bildiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: "Çok mutlu bir evlilikleri olmadığını biliyorum. Emir, sadece çocuğu biraz daha büyüyene kadar o kadınla evli kalacak. Bana bunu hiçbir zaman söylememesi, hiç boşanmayacağı anlamına gelmiyor. Birbirimize bu kadar tutkulu bir şekilde aşıkken, aksi bir durum düşünemiyorum." Emir'in çocuğunun daha üç yaşında olduğunu düşünürsek ve en iyi ihtimalle beş yaşına geldiğinde bir boşanma olasılığının doğacağını hesaba katarsak, Gamze'nin önünde bilinmezlerle dolu iki yıl olduğunu söyleyebiliriz. Hayallerle ve kendini kandırmayla geçen bu iki yılın sonunda birlikte olup olmayacakları ise en büyük bilinmez olarak karşımıza çıkıyor.

Elif Öksüz/Cosmopolitan

YORUM YAP

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan HARPERS BAZAAR veya harpersbazaar.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN