Dijital medyada başarının sırrı

Turkcell Teknoloji Zirvesi’nin ilk gününde dijital devrimin, yayıncılığı nasıl dönüştürdüğü konuşuldu. Turkuvaz Medya adına konuşan Genel Müdür Yardımcısı Onur Yıldırım’a göre işin sırrı “özel kategori”ler yaratmak.

Türkiye ve dünyadan prestijli konuşmacıların yer aldığı ve yılın en önemli teknoloji etkinliği kabul edilen Turkcell Teknoloji Zirvesi sona erdi. Katılımın rekor düzeyde olduğu zirvede iki günde 12 binden fazla katılımcı ağırlandı. Turkuvaz Medya adına Genel Müdür Yardımcısı Onur Yıldırım'ın da konuşmacı olarak katıldığı zirvede teknolojinin iş dünyasını ne şekilde ve ölçüde değiştireceği anlatıldı. 20 yıllık yayıncılık ve dijital tecrübesiyle yayıncılığın uğradığı değişimi değerlendiren Onur Yıldırım konuşmasında medyanın kurallarının yeniden yazıldığını ve matbaanın basına açtığı yolun, mobil tarafından tekrar çizildiğini anlattı. Mizah yayıncılığının dijitalleşmesi ile ilgili olarak da ünlü mizahçı Erdil Yaşaroğlu konuştu.

Onur Bey medyanın dijital dönüşümünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onur Yıldırım: Dijital medya dendiğinde insanların kafasında şöyle bir şey oluşuyor, geleneksel medya + artı dijital… Artı bir gibi… Bir marka uzantısı gibi… Aslında tam olarak durum bu değil. Her yeni giren teknoloji evreni bir daha tanımlıyor. Dijital medya, geleneksel medyanın dijitale dönüşmesi değil. Geleneksel medyanın başına "dijital" kelimesi eklenmesiymiş gibi içinde bulunduğumuz durumu çok hafifletiyor. "Dijital" geneleksel medyaya ilave bir nitelik değil. Televizyonu, radyoya görüntü eklenmesi olarak tanımlamamız gibi bir şey olur yoksu bu … Dijitali artı bir özellik olarak değerlendiremeyiz. Bugüne kadarki yanılgı buradaydı. Yeni bir teknoloji tüm evreni dönüştürür. Aynı yanılgıya müzik endüstrisi de düştü, fotoğraf makinesi üreticileri de… Bildiğimiz tek şey: İnsanlar müzik dinlemeye, okumaya, haber almaya, izlemeye devam edecek. Şekle takılıp kalmamalıyız. Biz de bu teknolojinin yeniden şekillendirdiği dünyayı ve medyayı tekrar tanımlayıp buraya özel ürünler hazırlamalıyız. Tamamen o dijital medyanın kitlesine oradaki insanların dijital medyanın şekillendirdiği algıya hitap eden yeni yayınlar şart.

Şu an için dijital medya artı bir ama peki gelecekte durum ne olacak?


O.Y.: Hayır, durum artı bir değil. Yeni teknoloji o an içinde bulunduğumuz kültürü yeniden şekillendiriyor, parçalıyor. Biz bunu artı bir sanıyoruz ama artı bir değil. Şöyle bir örnek vereyim, televizyonu radyonun görüntülüsü olarak da tanımlayabilirsiniz. Televizyon eşittir radyo artı bir midir? Televizyon radyolu günlerin tüm kültürünü, medyayı parçaladı. Mesela bu artı bir tuzağına fotoğraf da düştü. Dijital fotoğraf çıktığında fotoğrafçılar buna temkinli yaklaştı. Artı bir sandı. Müzikte de aynı şekilde. CD yerine mp3 çalar sandı... Ama öyle değil. Evrenin kuralları bir daha yazılıyor. Medyanın kuralları da bir daha yazılıyor. Bunu çok iyi tanımlayıp yola çıkmak lazım. Biz onu yapmaya çalışıyoruz.

Dünyada ve Türkiye'de bu dijital dönüşümü destekleyenler inananlar da var ama bir yandan da "Hayır böyle olmayacak, bitmedi" diyenler de var. Erdil Bey, söyleyeceklerinizi çizgilerle ve karikatürlerle anlatıyorsunuz. Penguen bizim senelerdir bildiğimiz en popüler mizah dergilerinin başında. Dijital olarak da okuyucusuyla buluşuyor. Aslında siz iki yıl önce bu dijital hayata ayak uyduran isimlerdensiniz. Mizah anlamında da ilksiniz. Doğru mu?

Erdil Yaşaroğlu: Evet doğru. Geç bile kaldık denilebilir.

İki sene önceden bu öngörüye nereden sahip oldunuz?

E.Y.: İki sene önce "çok geç kaldık" paniğiyle yaptık. Gerçekten çok geç kaldık.

Türk insanı sayfa çevirmek ister. Geç de kalsanız dijitale ayak uydurdunuz. Sizi tetikleyen unsurlar nelerdi bu süreçte?


E.Y.: Birçok sanatçıdan, üreten insandan farkımız yok. Dünyaya bakıyorsun dertleniyorsun. "Ya bu niye?", "bunu niye böyle yapıyorlar?", "şu şöyle daha iyi olmaz mı?" diye fikirler doğuyor ve bunları ulaştırmak istiyorsun. Temelinde derdimiz bu. Kimi gidiyor sinema filmi çekiyor kimi gidiyor kitap yazıyor kimi dergi çıkartıyor gazete çıkartıyor. Bizim de en iyi bildiğimiz yol bu. Bu bizim amacımız. Fikirlerimizi çizgilerle ulaştırmak. Bunu nasıl yaptığının hiçbir önemi yok. Özeti bu.

İlk olmak da güzel.


E.Y.: Tabi ilk olmak güzel. Ben hayatımda hep yeni bir şeyler denemeyi sevdim.

Filmde veya müzikte olduğu gibi mizahta da bir korsan yayın olabilir mi? Sizin için dijitalleşme bir tehdit mi?


E.Y.: Müzik sektöründeki gelişmeyi ben sadece dışardan görüyorum ama çok net bir şey var. Bizde de gelir modelleri duruma göre değişebiliyor. Korsancılık diye bir şey var ama kanunen müzik sektöründe çok yönlülük olduğu için internet sektörüne göre ABD'de davalar açıldı ve buna karşın Youtube gibi sitelerde sorun yarattı. Fakat görsel açıdan sorun yaratmadığı için karikatürler bir şekilde yayılıyor. Mizahın kanunu yok aslında. Biz de kendimizce kurallar yarattık. Örneğin benim karikatürlerimi isteyen istediği şekilde paylaşır. Fakat büyük bir gazete benim çalışmalarımı kullanırsa sorun vardır. Onlardan rica ederek kaldırtabilirim. Büyük siteler bundan kendilerine gelir kapısı yaratıyorsa bu korsancılığa girer haliyle.

Onur Bey… Biraz geleceği konuşalım. Yayıncılığın altın günlerinde dijital gelişimin süratinden bahsedelim. Beş sene sonrasını hayal ederseniz, dijitalin gelişimini nasıl gözlemliyorsunuz?

O.Y.: Aslında medya olarak kendimize gerçekte olduğundan daha fazla değer biçiyoruz. Olacakları teknoloji belirliyor. Medya teknolojiyi takip ediyor. Baktığımız zaman bir beş sene önce 3G yoktu, hızlı internet olmadığı için video yoktu, tablet yoktu… Yani şimdi bizim bu mobil devrim dediğimiz hiçbir şey yoktu. Bunların hepsi son 3-4 yılın gelişmesi. Kervanın hızını en yavaş giden deve belirler. Şimdi yine en yavaş parça neyse o değişecek. Ve tüm sistem restart edecek. Önümüzdeki 10 seneyi de teknoloji belirleyecek. Teknoloji de olacak gelişmeleri, medya takip edecek. Sırada yeni devrim yaratabilecek teknolojiler var; bükülebilir ekran, giyilebilir teknoloji gibi… Biz de medya olarak bunun arkasını dolduracağız.

Digital yayıncılıkta rekabette kazanmanın koşulları neler olacak?

O.Y: Yeni hedef kitlemizin algısı dijitale alışmış. Onlara yeni dijital medya ürünleri üretmeliyiz. Marka genişletmesi yeterli değil. Dijitale özel, bu dünyada doğmuş dijital DNA'ya sahip ürünler olmadan başarı imkansız. Rekabette kazanmanın tek koşulu kendi kategorisini yaratacak ürünler geliştirmek.
BİZE ULAŞIN