Hayat 'da güzeldir

Burada güneş farklı batıyor; Rönesans mücevheri bu topraklar mistik köyleri, şatoları, kiliseleri ve mutfağıyla baştan çıkartıyor.

Yazı İlker Topdemir

Kasım ayında dünyanın dört bir yanından sayısız gezgin, 'nın mistik köylerinin yolunu tutuyor. Bu bölgeye sonbaharda gittiğinizde hasat kutlamaları dönemine denk gelirsiniz ve toprağın her parçasının başka renge büründüğünü görürsünüz. Saatlerce doğada yürüyüp ve bu topraklarda yenilikler keşfedebilirsiniz. Konaklama için kasabasına 10 dakikalık bir mesafedeki 17. yüzyıldan kalma bir Toskana evinde konuşlanan L'Olmo iyi bir alternatif olabilir.

Aslında buraya otelden ziyade ev de diyebilirsiniz çünkü her şey o kadar butik ve size özel ki insan kendisini evinde hissediyor. Öyle ki otelde kahvaltı, öğle ve akşam yemeğinizi havuz kenarında, bahçede, odanızda ya da restoranda alabiliyorsunuz. Sadece yedi süit oda olduğu için de her yemek taze malzemelerle hazırlanıyor. Burada konakladığım her günün sabahında güneşin doğuşunu görmek için saat kurduğumu söylesem çok da abartmış sayılmam; zira manzaranın verdiği huzura ve romantizme uzun zamandır rastlamamıştım. O nedenle L'Olmo'da üç gün geçirmek muhteşemdi ancak dönüşü çok zordu.

Toskana'ya geldiğinizde görmeniz gereken yerlere gelince… Öncelikle araba kiralamanızı ya da bölgeyi bilen bir şoförle gezmenizi öneririm. Benim seyahatimde Biagiotti Driver service şirketi işime çok yaradı. Biagiotti'yi ve orada çalışan Andrea'nın adını bir kenara not alın çünkü ben onlar sayesinde bilmediğim pek çok yer keşfettim.

Zaten Toskana'da etrafınızda göreceğiniz kasaba ve köylerin hepsi ayrı bir film karesi gibi olacak… Mesela Unesco Dünya Miras Listesi tarafından koruma altına alınan ve başak tarlalarının tepesinde kaleyle çevrili olan köyü bunlardan biri. Beş dakikada gezebileceğiniz, sadece iki restoranın yer aldığı ve 200 kişinin yaşadığı bu köyde yüzyıllardır değişen hiçbir şey olmamış.

Sanki bir tablo gibi çizilmiş Pienza kasabasında ise toplam üç bin kişi yaşıyor. Köyün bir tarafı uçsuz bucaksız tarlalara ve manzaraya; diğer tarafı ise köyün içine bakıyor. 14. yüzyıldan kalan sayısız eserin karşınıza çıkacağı köyün diğer özelliği dünyaca ünlü Pecorino peynirinin anavatanı olması. Hatta bu durum köyün her köşesine yayılmış; her an her yerde zeytinyağı ve peynir tadımı yapabiliyorsunuz.

2.500 kişinin yaşadığı San Quirico d'Orcia köyünde ise sizi hayatın yavaş aktığı, huzurlu bir atmosfer karşılıyor. Ressamların uğrak yeri olan köy, 12. yüzyıldan beri Roma'ya giden yolun uğrak noktası diye biliniyor. Tabii bir de Toskana bölgesinin en ünlü makarnası pici ile de. Suyla yapılan bu özel makarnadan almadan ve tadına bakmadan buradan ayrılmayın!

Toskana bölgesinin şarap bağlarıyla çevrili büyük kasabası Montepulciano, bahsettiğimiz diğer köy ve kasabalardan daha kalabalık; zaten bunu etrafınızdaki tur otobüslerinden de anlayabiliyorsunuz. Montepulciano ismine kırmızı şarap sevenler aşinadır çünkü burası dünyaca ünlü birçok Toskana markasının doğduğu yer. Eğer seyahatiniz sırasında pazar günü buradaysanız 14. yüzyıldan beri düzenlenen varil yarışı 'bravio delle Botti'yi mutlaka görmenizi tavsiye ederim. Bagno Vignoni de ortasından su geçen ve meydanında havuz bulunan tablolardan fırlamış gibi duran bir köy. Bölgede akan termal su sayesinde de 16. yüzyıldan beri turistlerin uğrak noktası. Ancak köyde sadece 30 kişi yaşıyor.

Ben yolculuğuma Roma üzerinden başladım ama Floransa gibi bir alternatifiniz de var. Hatta şu sıralar Sabiha Gökçen çıkışlı uçuşlar cazip fırsatlar sunuyor. Tercihinizi Roma'dan yana kullanırsanız; iki saat süren bir araba yolculuğuyla bu Rönesans mücevheri topraklara varabilirsiniz...

GASTRONOMİK KEŞİFLER:

La Taverna di Moranda: Monticchiello köyünde 25 yıldır faaliyet gösteren restoran bir çifte ait. Kendileri mutfakta ve servis yapıyorlar. İçerisi Toskana stilinde; yemekleri gerçekten muhteşem. Kuzu ve diğer et ürünlerine diyecek kelime bulamadım.

Latte di Luna: Pienza köyündeki restoran kasabanın tam ortasında konumlanıyor. Lokal ürünler, makarnalar ve taze mantar çeşitleri karşınıza çıkıyor. Servis biraz yavaş ama denemeye değer.

Buongusto: Pienza'daki bu dondurmacı minicik ama ilginç bir menüsü var. Zeytinyağlı, zencefilli, fasulyeli ve bildiğimiz diğer tatlar yer alıyor. İtalyanların dediği gibi; perfetto!

L'osteria del Conte: Montepulciana'da bulunan, anne ve oğlunun işlettiği küçük bir bahçesi de olan bu lokal restoran merkeze çok yakın.

BİZE ULAŞIN