Obezite cerrahisi
LIFESTYLE

Obezite cerrahisi

Hem fiziksel hem de ruhsal anlamda hayatı tehdit eden obezite hastalığına cerrahi yaklaşım.

GÜNCELLEME TARİHİ: 18 Aralık 2017

Vücuttan alınan enerjinin tüketilen enerjiden fazla olmasına bağlı olarak aşırı yağ bir ikimi meydana geldiğinde, sağlığı tehdit eden hastalıklarla karşılaşmak mümkün oluyor. Çağımızda bu hastalıkların başında obezite geliyor.

Özel Ataköy Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Necdet Derici, obeziteyi önlemenin yollarını ve güncel bir tedavi yöntemi olarak uygulanan cerrahi ameliyatları anlatıyor.

Obezite ve kilolu olmak arasındaki farkı nasıl tanımlarsınız?

İdeal vücut kitle indeksi 24'ün altında olmalıdır. Vücut kitle indeksi 24-30 arasındaysa fazla kilolu, 30-40 arasındaysa obez, 40-50 arasındaysa süper obez, 50'nin üzeri de morbid obez olarak adlandırılır. Son yıllarda bu hastalığın ciddi oranda artış göstermesi nedeniyle hem Türkiye hem de dünyada obezite ameliyatları daha popüler hale gelmiş durumda. Dünya Sağlık Örgütü ver iler ine göre toplumun yüzde 15'i obezite ve yüzde 25'i de şeker hastalığından mustarip.

Peki obezitenin artmasının sebepleri neler?

Obezitenin gelişmesinde genetik nedenler kadar hipotiroid gibi metabolik hastalıklar, artan şehirleşme ve teknolojinin getirdiği iş hayatına bağlı fiziksel aktivite eksikliği rol oynuyor.

Obezite başka ne tür sağlık sorununa yol açıyor?

Obezite sadece şişmanlık değil; getirdiği yan hastalıklarla hayatımızı alt üst eden ve ömrümüzü kısaltan bir hastalıklar kompleksidir. Hayat kalitemizi son derece olumsuz şekilde etkilemektedir. Bu hastalık şeker, uyku apnesi, hipertansiyon, hiperlipidemi, depresyon, eklem ve cilt hastalıkları gibi ciddi hastalıklara da neden olmaktadır. Şeker hastalığı; nöropati, kalp damar hastalıkları, böbrek fonksiyon bozuklukları, görme bozuklukları, bacaklarda yara ve amputasyonlara kadar hayat kalitesini bozan ve ömrü kısaltan ciddi hastalıklara neden olmakta.

Bu kadar ciddi bir sağlık sorunu olan obezite ve şeker hastalığını önlemenin yolları var mı?

Öncelikle bireysel olarak ailelerin çocuklara yaklaşımıyla başlamalı. Beslenme düzeni dengeli olmalı ve fiziksel aktivitelere katılımları sağlanmalıdır. İnsanlar düzenli egzersiz, yürüyüş, yüzme gibi aktiviteleri sadece kilo vermek için yapmamalı; sağlıklı yaşamak için sporu günlük yaşantımızın bir parçası haline getirmeliler. Bunun dışında bu hastalığa çare olarak toplumsal düzenlemeler de yapılması gerekiyor. Mesela tüm çocukların erken yaşlarda gidebileceği yüzme havuzları, egzersiz yapabileceği spor salonları ve yürüyebileceği parklar artırılmalı. Ayrıca medyada obeziteyle ilgili bilinçlendirici haberler ve projeler artırılmalı. Alınan tüm önlemlere rağmen beden kitle indeksi 34-35'lerin üzerine çıkılırsa, cerrahi girişim uygulanmadan bu hastalıktan geri dönmek pek de mümkün değil. Günümüzde gelişen cerrahi ve teknoloji sayesinde kapalı, laparoskopik ameliyatlarla obezitede yüzde 70-90, şeker hastalığında ise yüzde 85 oranında başarılı sonuçlar elde ediliyor. Obezite ve diyabet cerrahisi deneyimli merkezlerde yapıldığı takdirde bir doğum operasyonuyla aynı düzeyde riske sahip olduğunu söyleyebilirim.

Obezite ameliyatlarının pozitif sonuçlarından bahseder misiniz?

Bu ameliyatlar, hastayı ve hekimi en çok tatmin eden operasyonlardan. Çünkü ameliyat sonrası insanlar fiziksel anlamda gözle görülür bir değişim yaşanıyor ve bu sayede özgüven artışı gerçekleşiyor. Obezite hastalığının sebep olduğu depresyon ve diğer yan hastalıklarından kurtulmak, yeniden hayata dönmek de sayabileceğim pozitif sonuçlar arasında öne çıkıyor.