'nun 'deki otel odası!

Titanic Hotel grubu Almanya yatırımlarının Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Sedef Aygün, Berlin’de açılan ve kısa süre içinde pek çok yıldızı ağırlayan otellerin alametifarikasını anlatıyor.

Yazı Ayça Dost

Su sıralar 'in en hit otelleri listesinde tamamen Türk yatırımcıların hayata geçirdiği iki alternatif dikkatimizi çekiyor: ve . grubunun yurt dışı serüveninin Berlin'de başlamasının en önemli sebeplerinden biri bu şehrin tarih boyunca sayısız sanatçıya, düşünüre, tasarımcıya ilham vermesi. Titanic grubun Almanya ayağında, Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü pozisyonunda kariyerine devam eden Sedef Aygün'e efsane anlara tanıklık eden bu otellerin hikayesini ve şehirde görülmesi gerekenleri sorduk.

Türkiye'deki birçok başarılı girişimin ardından Berlin'de açtığı yeni otellerle uluslararası platformda aktif olmak Türk asıllı bir otel grubu için nasıl bir duygu?

Yüzde 100 Türk sermayesiyle kurulan otelcilik anlayışımızı yurt dışına taşıma anı geldiğinde yönetim kurulumuz Doğu yerine Batı'ya yatırım yapmayı tercih etti. Berlin'deki otellerimizin hepsinin önünde Türk bayrağını dalgalandırmak en büyük gururumuz. Bu işletmelerimizin Avrupalı ve Avrupa'ya seyahat eden tüm dünya ülkelerinden misafirlerimiz tarafından beğeni toplaması, memnuniyet ve doluluk oranlarıyla en üst sıralarda yer alması, uluslararası markalarla rekabet edebilmesi bizleri hem çok mutlu ediyor hem de Avrupa'da yatırımlarımıza devam etmemiz için bize büyük güç veriyor.

Titanic Gendarmenmarkt ve Titanic Chaussee, birçok popüler isim tarafından tercih ediliyor. Bize bu otellerden bahseder misiniz?

Berlin'de 2015 yılında açtığımız beş yıldızlı Titanic Gendarmenmarkt Hotel, 208 odalı deluxe konseptli bir otel. 2016'da açılan dört yıldızlı Titanic Chausse Berlin, 400 odalı business otelimizin bünyesinde büyük bir fitness, spa ve alakart restoranlar bulunduruyor. Genel olarak otellerimizin kendi kategorilerinde şehrin en iddialı otellerinden olmayı ve sektöre farklı bir hizmet anlayışı getirmeyi başardığını söyleyebilirim. Bu başarıların ardında ailemizin ve yöneticilerimizin olağanüstü emekleri var. İçinde samimi emek olan her şey hak ettiği noktaya ulaşıyor...

Titanic Gendarmenmarkt'ta konaklayanlardan biri de Sezen Aksu oldu. Sonrasında kendisinin ismi verilen ve kişisel eşyalarıyla dekore edilen, daha sonra Milla Jovovich, Mischa Barton gibi isimler tarafından ziyaret edilen Presidential Suit'in hikayesini bizimle paylaşır mısınız?

Titanic Gendarmenmarkt Hotel'de başbakanlar, önemli politikacılar, futbol yıldızları, yerli ve yabancı sanatçılar konakladı. Fakat Türk müzik duayeni 'yu ağırlamak unutulmaz bir hatıra oldu. 2016'nın başında, Berlin'de vereceği konser vesilesiyle bizim otelimizde konakladı Sezen Aksu. O birkaç günde gündüz peynir, ekmek, çayla mutlu olup gece sahnede devleşerek aurasıyla hepimizi kendine hayran bıraktı. Alman yöneticilerimiz albümlerini dinlemeye başladı, haftalarca otelin gündeminde kendisi vardı. İşte bu heyecanla kendisini arayarak konakladığı Presidental Suit'i kendisine ithaf etmek istedik. Tereddütsüz kabul etti ve bizimle çok özel eşyalarını paylaştı. İmzalarını kapılara işlettik ve bugünkü haliyle 'Mini Sezen Aksu Müzesi'ne dönüşüm tamamlandı. Tabii süitin misafir profiline bir parantez açmak istiyorum: Sanki büyülü bir şey oldu; onun ardından dünya yıldızları bu süitin konuğu oldu. Bu bağlamda Goldie Hawn, Mickey Rourke, Patrick Dempsey, Milla Jovovich, Nastasja Kinski, Mischa Barton, Alessandro Ambrosio, Karolina Kurkova ilk aklıma gelen isimler...

Sizce Berlin'de sizce mutlaka görülmesi gerekenler?

Orta Çağ'dan günümüze, birçok eserin sergilendiği Kulturform, şehrin en güzel galerilerinden biri olan Galeri Arndt, sekizinci yüzyıldan 19. yüzyıla kadar birçok eserin yer aldığı ünlü Pergamon Müzesi bünyesindeki İslam Sanat Müzesi.

Karl Marx, Albert Einstein, David Bowie gibi tarih boyunca bu şehirden beslenen pek çok önemli isim var. Berlin sizin gözünüzde nasıl bir şehir?

Berlin gerçekten de çok hareketli ve sürekli gelişen bir şehir. Özellikle Berlin Duvarı'nın yıkılmasını takip eden yıllarda her konuda kendisini yeniden bulmaya başladığını düşünüyorum. Günümüzde kültür, gastronomi, moda, sürekli bir değişim ve arayış içinde. Berlin bu beklentileri karşılayan bir duruş sergiliyor son yıllarda. Senede iki kez düzenlenen moda haftası, Berlianale Film Festivali, Cinema for Peace ve Bread&Butter gibi dünyanın her tarafından katılımcıları olan organizasyonlar bahsettiğim değişimin ve gelişimin en bariz göstergeleri. Bu durum elbette rakamlara da yansıyor; yılda 30 milyona yakın turist ağırlıyor şehir.

Gastronomi alanında favori mekanlarınız hangileri?

Bu konuda pek objektif olamayabilirim çünkü bünyemizde farklı mutfaklardan lezzetler sunan başarılı restoranlar bulunuyor: Türk yemeklerini tadabileceğiniz Hasır Restaurant, İtalyan mutfağı için Pascarella, et yemeklerine odaklanan Beef Grill Club.

Şehrin moda takvimi hakkında neler söylersiniz?

Berlin, Şubat ve Temmuz aylarında moda haftasına ev sahipliği yapıyor. Özellikle Alman modaevleri, defilelerini izlemek üzere davet ettikleri dünyaca ünlü yıldızlar ya da top modellerle, moda haftasına farklı bir yaklaşım getiriyor. Biz de moda haftasına katılan önemli modaevlerinden MarcCain ve Guido Maria Kretchmer'in konaklama partnerleri olarak bu dönemi çok yoğun geçiriyoruz.

BİZE ULAŞIN