Geleceğin kültür elçileri

ÇEV Sanat Başkanı Berrin Yoleri’ye kültür ve sanat alanında genç yetenekleri keşfedip dünyaya açılmalarına destek olmak için hayata geçirdiği projeleri sorduk.

Çağla Bingöl

, 2009 yılından itibaren öncülüğünde Türkiye'nin klasik müzik alanında yeteneklerini keşfediyor, onların ülkemizin birer kültür elçisine dönüşmelerine ön ayak oluyor. Nasıl mı? Her yıl 'Genç Yetenekler' projesi kapsamında keşfettiği isimlerle bir konser veriyor. Bu yıl Ocak ayında Zorlu PSM'de, ÇEV Sanat Başkanı 'nin ev sahipliğinde ve QNB Finansbank ana sponsorluğunda düzenlenecek konser müzikseverleri bir araya getirecek. Konserin öncesinde gecede performans sergileyecek kişiler arasında olan Yiğit Karataş, Cem Esen, Beste Gürkey ve tabii Berrin Yoleri ile bir araya gelmeye karar verdik. Türkiye'yi şimdiden dünya çapında temsil eden çalışmalarının detaylarını öğrenmek için Yoleri'ye önce 2009 yılında hangi amaçla yola çıktıklarını sorduk; "Türkiye'nin kültür ve sanat alanında varolan yeteneklerini keşfedip onları ortaya çıkartmak ve onların dünyaya açılmalarına destek olmaktı amacımız. Bu bağlamda başlarken Cihat Aşkın, Fazıl Say, İbrahim Yazıcı, Bülent Evcil gibi sanatçıların desteği ile ülkenin her yerinden genç yeteneklerin buralara gelmesine vesile olduk."

ÇEV Sanat'ın düzenlediği konserlerin birçok farklı misyonu var. Şüphesiz bunların başında gelenlerden biri, projeler için ek kaynak yaratmak. Çünkü ana sponsor ile yıllık eğitim giderleri üzerinden genel bir bütçe ile çalışılıyor. Fakat müzik eğitimi enstrüman giderlerinden yarışma harcamalarına ve yurt dışında yaşam giderlerine kadar oldukça masraflı bir süreç; dolayısıyla her katkının büyük bir önemi var. Fakat maddi kaynak haricinde bu konserler müzisyenlerin kamuoyu tarafından tanınmalarını sağlıyor, gelecek nesiller için bir rol model olarak konumlanmalarına aracı oluyor. En önemli yanlarından biri de bu sayede kartvizit değeri taşıyan konser kayıtlarını da yapmalarına yarıyor. Tabii dinleyiciler olarak bize de geleceğin büyük isimlerini şimdiden tanıma fırsatı vermeleri paha biçilmez.

Keşfedilenlerin kim olduğuna dair biraz daha açıklayıcı bilgi vermek gerekirse; 1994 doğumlu keman sanatçısı Yiğit Karataş, 2017'nin Ekim ayında katıldığı bir yarışmanın birincisi olarak Carnegie Hall Stern Auditorium'da 3000 kişiye solo konser vermiş bir isim. 1997'li piyanist Cem Esen ise şu an Hannover'de müzik okuyor ve şimdiye kadar dört besteye imza atmış. Hatta bu konserde de onların arasından piyano ve yaylı orkestrası için bestelediği Scarlet isimli eserini çalacak. 2003 doğumlu perküsyon sanatçısı Beste Gürkey ise henüz 11 yaşında, İzmir Devlet Senfoni Orkestrasıyla solist olarak çalmış ve şimdi Almanya'dan aldığı davetle 15 yaşında üniversiteye başlamaya hazırlanıyor.

ÇEV Sanat, bu işin tüm dünyada ne kadar üst düzeyde yapıldığını çok iyi kavramış bir kurum. Yetenek elbette çok önemli fakat onun üzerine eğitimi koyabilmek şans gerektiriyor. Ayrıca dünyadaki pek çok ülkenin ulusal sanat projelerine yatırım yaptığını göz önünde bulundurursak yarış hayli büyük. Bu nedenle gençlere eğitim desteği dışında Cihat Aşkın ve Fazıl Say gibi isimlerin verdiği mentorluk çok değerli.

Doğru yarışmalara katılmak, böylelikle jüri üyesi olan önemli müzisyenlerin radarına girmek; ileride kendi sahnelerinde yer almaları konusunda bile kritik. Bu noktada Berrin Yoleri araya girerek çaldıkları enstrümanların bile büyük fark yarattığından bahsediyor. En iyi tınıyı aldığınızda yarışmalarda da doğal olarak üste çıkıyorsunuz -ki bazı devletler büyük enstrüman yatırımlarında da bulunuyorlarmış genç sanatçıları için; "Fakat bizim çocuklarımız buna rağmen başarılı oluyorlar. Çünkü onlar çok özel çocuklar." diyor Yoleri.

15 Ocak akşamı gerçekleşecek konserin sanat yönetmenliğini Cihat Aşkın üstleniyor. Ünlü şef İbrahim Yazıcı'nın başkanlığında ve Avrasya Filarmoni Orkestrası eşliğinde gerçekleşecek etkinlikte Beste Gürkey (marimba), Yiğit Karataş (keman), Sofiko Tchumburidze (keman), Bade Daştan (keman), Cem Esen (piyano), Denizcan Eren (flüt), Bayram Kenan Tatlıcı (piyano), Yusuf Çelik (viyolonsel) performansları ile sahnede olacak. Suna Kan'ın ÇEV Sanat'ın diğer bir projesi olan 'Kutup Yıldızları' adına onur konuğu olarak katılacağı gecede Halit Ergenç de sahnede sürprizleri ile gençlere eşlik edecek.

ÇEV Sanat'ın genç sanatçılara sağladığı bir diğer değer ise kendi aralarında iletişim ağı sistemine öncülük etmesi. Bu sayede dünya arenasında yer almaya hazırlanan yetenekler, konser programlarında birbirlerine eşlik edecekler veya şimdiden yaptıkları gibi eğitim ya da yarışmalar konusunda tavsiyelerde bulunacaklar. Şu ana kadar destek verdikleri 39 öğrenciden 30'u önemli yerlerde kariyerlerine adım atmışlar bile.

Zaten ÇEV Sanat'ın önümüzdeki dönemde kapılarını açacak kültür-sanat merkezi biraz da bu durumdan doğmuş. Şu anda bir binanın bağışlanması aşamasındalar ve hedeflerini gelecek sonbaharda gerçekleştirmek üzere dört elle çalışıyorlar. Bu kültür sanat merkezi öğrenciler için konser öncesi rahatça prova yapabilecekleri, kariyer görüşmelerini yürütebilecekleri ve kendilerinden sonra gelecek yeteneklerle buluşabilecekleri hatta onlara teknik dersler verebilecekleri bir alan olacak.

Keman sanatçısı Yiğit Karataş'ı Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuarı'na devam ederken Cihat Aşkın keşfetmiş. ÇEV Müziğe yedi yaşındayken abisinin gitar çalmasından ve ilkokul arkadaşının kemanından etkilenerek başladığını anlatıyor Yiğit. Onun cümleleri, Berrin Hanım'ın neden aileleri ısrarla konserlere çocukları ile beraber çağırdığına yanıt niteliğinde.

Piyanist Cem Esen ise flüt sanatçısı babası ve piyano öğretmeni annesi sayesinde müzikle erken yaşlarda tanışmış. Genlerle gelen yeteneğini geliştirirken 2009 yılında ÇEV sanatçıları arasına katılmış. Cihat Aşkın, Adana'da eğitimine devam eden Esen'i büyük şehirler haricinde yetişen gençleri keşfetmek için yaptığı çalışmalar sırasında tanımış ve projeye dahil olması için Berrin Yoleri'ye önermiş. Dokuz yaşında beste yapmaya başlayan Cem, Adnan Saygun Yarışması'nda birinci olmuş. Eğitimine Hannover Musik Hochshule'de devam eden genç müzisyen, ileride Fazıl Say gibi gençlere destek olmak istiyor.

Perküsyon sanatçısı, eğitmen ve besteci Engin - Şirin Gürkey'in kızları Beste ise şimdiden ülkemizi ulusal ve uluslararası yarışmalarda kazandığı 16 ödül ile temsil ediyor. Hatta perküsyonun daha çok tanınması ve gençler arasında yaygınlaşması için babası ile beraber okullarda eğitimler veriyor. Hem de geri dönüşümden gelen teneke, çöp kovası gibi çalgılarla! İleride bu eğitimleri geliştirmek ve başka çocuklara ilham verebilmeyi önemsiyor.

Berrin Hanım sohbetimizin sonunda tüm toplum paydaşlarından görecekleri desteğin önemini tekrar vurguluyor. Ana sponsorlarından 'Kutup Yıldızı Projesi'nde yer alan değerli yıldızlara, projenin beynini oluşturan sanat kurulundan kişisel ve kurumsal katkı verecek herkesin, tüm çabaların onlar için ayrı önemi var. Yoleri, başından itibaren destek olan tüm isimleri tek tek sayarak müteşekkir olduğunu söylüyor. Tabii bu gençlerin ailelerinin gösterdikleri olağanüstü fedakarlıklarla çocuklarının en büyük destekçileri olduğunu da atlamıyor. Bize düşen artık bu projeyi biraz daha sahiplenmek. Adım adım Türkiye'nin kültür elçilerini yaratan ÇEV Sanat'ı konserlerine katılarak, belki daha çok duyulması için sosyal medya silahlarımızı kullanarak, solo projelerinde ve albümlerinde destek vererek hep beraber yüceltmek.

*15 Ocak 2018 Pazartesi akşamı Zorlu PSM'de gerçekleşecek konserin biletleri Biletix'den temin edilebiliyor.

BİZE ULAŞIN