Baharlık rotalar

‘Cennet’ ve ‘Karayipler’ kelimelerini şimdiye dek kaç kez aynı cümle içinde okudunuz? Bu kez adalarda pek bilinmedik bir hazine keşfedeceksiniz.

İstanbul'dan farklı bir yolculuk ile başladı rotamız şekillenmeye; önce Doha, daha sonra Miami ve ver elini Cancún! Qatar Airways artık Atatürk Havalimanı'ndan Boeing 777 uçuşlarına başladı ve çok yakında Dreamliner ile İstanbul'a uçuşlar gerçekleştirecek. Yeni kabinler ise harika; ekonomi sınıfı da dahil, hem koltuklar arasındaki bacak mesafesi hem de yeni uçak içi eğlencesi müthiş. Doha'dan 16 saat uçuşla Miami Havalimanı'na vardık. Çok uzun bir uçuş gibi görünse de, yeni filmler ve a la carte yemek menüsü sayesinde yol boyu festival havasında oluyorsunuz. Tek kötü nokta, internet bağlantısı için gereksiz para almaları.

Biz vardıktan sonra bir gece Miami'de konakladık ama isterseniz direk Cancún'a uçmanız da mümkün. Toplam uçuş süresi bir saat ve bir anda Karayipler'in turkuaz rengine kavuşuyorsunuz. Konakladığımız otel, havalimanına bir saat mesafede yer alan, Rosewood Grubu'na bağlı Rosewood Mayakoba'ydı. Burası için cennetin özeti diyebilirim; Riviera Maya bölgesinde muhteşem bir alan üzerine kurulu 129 villadan oluşan bir yaşam alanı. Herkesin kendi villası, havuzu ve doğaya açılan bir alanı var.

Her detayın düşünüldüğü otel, eko-parkın içine kurulmuş ve Meksika'nın en meşhur golf sahaları da otelin içinde. Her villanın kendi özel sınırları var; mahremiyete çok önem veriliyor. 24 saat butler servisiniz, kendi bisikletiniz ve golf arabası da hizmetinizde. Rosewood Mayakoba'nın üç restoranı, bir ana barı ve Sense of Taste olarak anılan ve haftanın sadece bir günü hizmet veren bir restoranı bulunuyor. Her detay bu kadar özel olabilir mi? Otelin her çalışanı sizi daha nasıl mutlu edebilir, nasıl evinizdeki kadar rahat ettirir, onun peşinde. Genel müdür dahil herkes her an her yerde. Sanki sizin nerede olduğunuzu takip ediyor, her an yanınızda bitiyorlar. Genel müdür Daniel Scott çok genç yaşta Meksika'daki Rosewood otellerinin başına geçmiş. Toplam 5 farklı lokasyonda sorumlu olduğu oteller var. Benim önerim, bu kadar uzaklara gitmişken diğer Rosewood otellerini görmeye de zaman ayırmanız.

Otelin kumsalı; beyaz kumları, masmavi okyanusu ve palmiyeleri ile huzuru simgeliyor. Kumsalda Meksika restoranı Punta Bonita ve yine kumsal içinde Meksika sokak yemekleri yapan bir karavan var. Gün boyu yakıcı güneşin zevkine varıp, taze kesilmiş Hindistan cevizinin tadını çıkarabilirsiniz.

Rosewood Mayakoba içerisinde yer alan Sense Spa, 1600 metrekere üzerine kurulmuş 12 masaj odası ve 8 ada suitinden oluşuyor. İçinde ayrıca dev bir havuz, meditasyon alanı ve ağaçlar arasında dinlenme bölümü var. Spa'nın en özel masajı ise 3 saat süren ve Maya kültüründen gelen Life of Circle adlı terapi. Duyularınız ile iç sesinizi dinleyerek uzun bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Masaj sonrası, sizin seçtiğiniz masaj yağından küçük porselen şişeye doldurup hediye ediyorlar.

Otelin ayrıca 100'den fazla kokteyl seçeneği bulunan Agave Azul adında bir Japon restoranı var. "Meksika'da suşi mi?" diyeceksiniz ama bunlar süper suşiler. Yeni tatlar; göl manzarası ve Meksika misafirperverliği ile birleşince insanın kalkası gelmiyor. Benim favorim, La Ceiba adında, Mayalar'ın çok özel bulduğu bir ağacın altındaki yemek oldu. Sense of Taste adlı tek bir masada, diğer otel konukları ile tadım menüsünü deneyip sohbet ediyorsunuz. Ağacın enerjisi o kadar özel ki, inanılmaz sıcak bir ortamda, canlı Meksika müzikleri eşliğinde zamanın nasıl geçtiğini bilemiyorsunuz.

Otelin diğer konukları ile görüştüm; herkes minimum 7 gece kalıyormuş ve her sene gelen sayısı oldukça yüksek! Ben bile, "Acaba dönmesem mi?" diye düşünmedim değil!

Görmeden dönmeyin

• Cenote Park turu yapmadan dönmeyin. Su altı nehrinde yüzmek, orman içinde kaybolmak ve dalış için ideal. Otelden bununla ilgili bilgi alabilirsiniz. • Mayalar'ın tarihini anlamak ve biraz daha kültür turu için Ek Balam'ı ziyaret edin ve Valladolid köyüne uğrayın. Halkın yerel pazarları, geleneksel kıyafetleri ve eski Maya kültürü içinde kaybolun.

• Alışveriş ve gece hayatını seviyorsanız Playa Del Carmen'e kesin gidin. Gündüz 5. Cadde üzerinde uçsuz bucaksız alışveriş noktaları ve cafe'ler sizi bekliyor, gece ise barlara uğrayın.

• Cozumel Adası, 45 dakikalık mesafede lokal bir ada. Playa Del Carmen'den deniz otobüsleri kalkıyor. El değmemiş kumsallar, yavaş ilerleyen ada hayatı ve dünyanın en ucuz deniz ürünleri bu adada. Burada bir Türk'ün yaşadığını ve küçük bir oteli olduğunu duydum. Toplam 7 odadan oluşan Tu Casa Cozumel'i Sara Göktürk işletiyor. Konaklama için orayı seçtim. Göktürk, Tu Casa Cozumel ile çok güzel bir şey başarmış. Uzun yıllardır adada yaşadığı için araba kiralama, restoran seçimi ve görülmesi gereken yerler konusunda her şeyi kendisinden öğrenebilirsiniz. Ara sıra da konuklarına Türk yemekleri sunuyor. Yemek sanatı süper diyebilirim. Şanslıysanız, yoğun olmadığı zamanlarda adayı kendisi gezdiriyor.

BİZE ULAŞIN