İlkin Kavukçu ile iki şehrin dikotomisi

Londra’daki evinde kadının medyadaki yerini, modanın gardırobundaki etkisini ve yaşam tarzını konuştuk...

Habercilik kariyerinde imza attığı başarılı işlerle tanıdığımız İlkin Kavukçu ile Londra'daki evinde kişisel tarzını keşfettik, projelerini ve yeni hayatını konuştuk.

Güneş Uysalefe
Fotoğraflar Buğra Ergil

İlkin Kavukçu, bir yıl önce yurtdışına taşındığından beri en çok Barış Manço'nun Dönence şarkısını dinlediğini söylüyor ve Londra'da İstanbul'u, İstanbul'da Londra'yı arayışını da iki ayrı kutupta olan, hiç kavuşamayan bu meridyenlere benzetiyor. Haksız da değil; bu iki şehir kozmopolitliği ile ne kadar çok birbirini çağrıştırıyorsa, biri düzen, öteki kaosu temsil edişiyle bir o kadar da ayrışıyor.



Gömlek Monse Jean Mother Çizmeler Balenciaga Küpeler Zara Yüzük Cartier

Kavukçu da tıpkı giyim zevkinde siyah-beyaz ikilisini sıkça tercih edişi gibi bu zıtlığı benimsiyor; habercilik ve televizyon alanındaki 18 yıllık kariyerinde hem Donatella Versace gibi lüksü temsil eden efsanelerle röportaj yapmış, hem de savaş muhabirliğini üstlenmiş. Kadının medyadaki yeri üzerine Birleşmiş Milletler'de konuşma dahi vermişliği olan Kavukçu, şimdilerde yağmurlu havanın kasvetini kitaplarıyla dağıtıyor ve iki yeni projesinin heyecanını yaşıyor. Günlük yaşantısı ve stilini yansıttığı röportaj çekimimiz için eşi ve iki çocuğuyla paylaştığı evin kapılarını bizler için araladı.


Gömlek Monse Jean Mother Çizmeler Balenciaga Küpeler Zara Yüzük Cartier

Londra'daki evinizdeyiz, bize buradaki bir gününüzden bahseder misiniz?
Londra'daki yeni hayatımıza geçen sene Eylül ayında başladık. Eşim Londra'daki iş yatırımları nedeniyle son dört senedir her ayın 10-15 gününü burada geçiriyordu. Ben ise kızım ve oğlumun güçlü bir İngilizce eğitimi almaları için bunun iyi bir fırsat olduğunu düşündüm ve Alya ile Emir'in eğitim hayatlarına burada başlamalarına karar verdim. Dolu dolu geçen habercilik hayatımın ardından mesleğime noktalı virgül koyup yepyeni bir hayata, düzene başlamam kolay olmadı.

Fakat buraya geldiğimde fark ettim ki, aynı sebeplerden yola çıkarak buraya yerleşen, çalışan, üreten, hayata ve çevresine değer katan muhteşem Türk anneler var. Kısacası tek değildim ve hatta son bir senedir tanıştığım bu harika dostlar sayesinde çok yeni ufuklar açıldı hayatımda. Londra'da gün çok erken başlıyor bizim için. Çocukları okula yürüyerek bırakmak ve yapılacaklar listesinin hepsini yürüyerek gerçekleştirmek bu şehirdeki en büyük lüksüm! Ve sanırım her günü inanılmaz koşuşturma ile geçen 18 senenin ardından şimdi, sadeleşen bir hayatın büyük bir coşkusu, hatta karnavalı var içimde.


Trençkot Beymen Pantolon Joseph Triko Zara Ayakkabılar Roger Vivier

Sizce Londra ve İstanbul'da çocuk yetiştirmek hangi açılardan farklılık ve benzerlikler gösteriyor?
Yemeğimi, alışverişimi kendim yaptığım, hatta çocuklarla, "Bugün çöpü kim atacak?" sırasına girdiğimiz rutinler açısından dingin ama mutluluklar açısından ivmesi yüksek bir güncemiz var burada. Okul çantalarını sırtlarına takıp, scooter'la okula gidebilmeleri, yaz kış demeden her sabah sokakta doğayı, yeşili görmeleri, özgürce koşabilmeleri, kısacası izole olmadan hayatın akışını öğrenebilmeleri en büyük ödül. Bunlar maalesef, dünyanın en güzel şehri olmasına rağmen İstanbul'da yaşamayacakları deneyimler. Bana mesleğim tek bir şey öğretti; iyisiyle kötüsüyle, acısıyla tatlısıyla hayat sokakta. Yeni insanlar tanı, hayatlar öğren... İngiltere'deki eğitim sisteminde, çocukların 3 yaşından itibaren buradaki tüm sivil toplum kuruluşlarını öğrenip, yardım etmenin ve paylaşmanın farkındalığına varmaları önem taşıyor. Ancak ben ülkemizde de yeni Milli Eğitim Bakanı'mızın çok önemli reformlar getireceğine inanıyorum.


Trençkot Burberry Etek Alexa Chung Triko Zara Ayakkabılar Jimmy Choo

Kitaplara olan düşkünlüğünüzden bahsetmiştiniz, bu evdeki kütüphanenizde nasıl eserler karşımıza çıkar?
"Gerçekten iyi bir kitabın gençlikte, olgunlukta ve yaşlılıkta olmak üzere birer kez okunması gerekir. Tıpkı iyi bir binanın sabah, öğlen ve ay ışığında görülmesi gerektiği gibi..." Robertson Davies'ın bu sözünü 18 yaşında odamdaki not duvarına yazdığımda sadece hoşuma gitmişti ama bugün çok iyi anlıyorum ki, dönüp yeniden okuduğum kitaplar aynı, yazarlar aynı, satırlar aynı... 'Kitaplar ve ben' diye bir başlığı detaylıca anlatmaya kalksam sanırım bir röportaj değil, birkaç bölümlük belgesel olur! Kısaca şöyle özetleyebilirim; benim yol arkadaşı kitaplarım var; eşim gibi, çocuklarım gibi bana bir ömür eşlik eden. Gabriel Garcia Marquez'den Yüzyıllık Yalnızlık ve Anlatmak için Yaşamak, Dostoyevski'nin her eseri, hayatla ilgili çözemediğim her soruda açıp açıp sorguladığım Kafka... Bir de sonradan, Londra'ya gelip de İngiliz edebiyatına daha derinden bakmamak olmaz diyerek merak sardıklarım var. Bu arada Londra'da mutlaka uğranması gereken üç kitapçı; Daunt Books Marylbone, Quinto Francis & Edwards ve Notting Hill Bookshop. Burada evde bir kütüphanem yok ama zaten şehir parklarıyla, sokaklarıyla açık bir kütüphane gibi. İhtiyacınız olan sadece okuyacağınız kitap ve siz...


Büyük çanta Fortnum & Mason Küçük çanta Cecile Jeanne Paris Ayakkabılar Polo Ralph Lauren Şal Missoni

Londra kültürel bağlamda çok besleyici bir yer. Bu şehrin en çok hangi avantajlarından yararlandığınızı düşünüyorsunuz?
Evet, sanatın Avrupa'daki başkenti. İlgi alanınıza göre onlarca müze ve sanat galerisi var. Benim favorilerim Somerset House ve National Portrait Gallery. Yeri gelmişken, şiddetle Soho'da Ronnie Scott'a gitmenizi öneririm! Kültürel anlamda hazinesi zengin bir metropol burası ama Londra-İstanbul uçağından iner inmez büyülü bir koku, bir ezan sesi, takside çalan bir Zeki Müren, denizi ilk gördüğün an içinin cız edişi... Bu özlemler öyle bir sarıyor ki bazen insanın içini, şunu mırıldanıyorum kendi kendime; hayatımın belli bir döneminde kendi seçimimle başka bir ülkede yaşıyor olsam da ben en güzel anıları ülkemde yaşadım ve yaşayacağım.


Çanta Chanel Saat Cartier Küpeler Dior Broş Lanvin Vintage inci kolye Portobello'dan

Bizim için moda açısından tuttuğu yer de önemli. Sizin Londra'da keşfettiğiniz yetenekler, markalar oldu mu? Modayla ilişkiniz nasıl?
Zamansızlığı seviyorum. Kendimi mutlu hissettiğim bir tarzım var ve hep öyle hatırlanmak istiyorum sanırım. Siyah ve beyaz aşığı, minimal çizgileri seven, sadeliğin iddiasına inanan biriyim. İşte, bu nedenle Chanel'in biz kadınlara bıraktığı asil şıklığın önünde saygıyla eğiliyorum; kusursuz zarafet, modernlik ve erişilmez şıklığın tanımı benim için. Büyük hayranlık duyduğum bir diğer isim de Cristobal Balenciaga. Londra'da alışverişi en sevdiğim yerler, Portobello'daki Fransız ve İspanyol yeni nesil genç tasarımcılara ait butikler. Bir de Pavillon Road'daki TBA. Bu arada, İngiltere'de hayranlık duyduğum bir konu da şu; ihtiyacınız olmayan, kullanmadığınız her şeyi bağışlayabiliyorsunuz. Mobilya, oyuncak, kitap, kıyafet, aksesuar... Bunlar satışa çıkarılıyor ve elde edilen tüm gelir British Heart Foundation, Child Hope, Cancer Research, Barnardo's, Salvation Army, Hospice ve Oxfam's gibi hayır kurumlarına kalıyor.


Ayakkabılar Gucci

BİZE ULAŞIN