Selma Çilek'in Huzur Vahası

Ege’nin kalbinde, doğa ve sanat eserleriyle çevrili evinde, tasarımcı Selma Çilek'in yaşam tarzını ve kişisel stilini keşfediyoruz.

Giriş Tarihi: 24.07.2020 12:07 Güncelleme Tarihi: 24.07.2020 12:07

Bade Çakar
Fotoğraflar Nilay Sabuncuoğlu

Selma Çilek markasının kurucusu ve kreatif direktörü Selma Çilek Çiftçi'nin, yeşil ve turkuazın buluştuğu atmosferiyle huzur yayan Bodrum'daki evine konuk olduk.

Yaz dönemini Bodrum'daki evinizde geçiriyorsunuz. Sizin için burası ne ifade ediyor?
Burası normalde yazları iş yoğunluğundan uzaklaştığım, ruhumu dinlediğim ve huzur bulduğum bir yer fakat bu yaz karantinadan çıkmak ve korona gündeminden uzaklaşmak için de mükemmel bir yer oldu. Üç ay boyunca evden çıkmadığımız için güneş ve temiz hava bize çok iyi geldi.

Evin en beğendiğiniz köşesi neresi?
Bu evin her köşesini ayrı beğeniyorum fakat sanırım en çok zaman geçirdiğim ve en sevdiğim kısmı havuzbaşı. Güneşlenmeyi ve yüzmeyi çok sevdiğim için neredeyse günümün tamamını burada geçiriyorum.

Bu yaz farklı bir süreçten geçiyoruz, şimdiye kadar nasıl bir deneyim oldu sizin için?
Karantina süreci doğum yaptıktan bir ay sonra başladığı için aslında benim için çok iyi bir zamana denk geldi. Bebeğimle 7/24 zaman geçirebildim. Biz çok sıkı bir karantina süreci geçirdik ve evden hiç çıkmadık. Yaz şimdilik çok keyifli geçiyor. Mümkün olduğunca evden dışarı çıkmamaya çalışıyoruz ve bizim gibi karantina süreci geçirmiş yakın arkadaşlarımızı evimize davet edip, evde görüşüyoruz.

Kişisel stilinizi nasıl tanımlarsınız, zaman içinde nasıl bir dönüşüm geçirdi?
Benim stilim her zaman iddialıydı diyebilirim. Sade giyinip, farklı bir ayakkabı, aksesuar ya da renk ile stilimi dikkat çekici hale getirmeyi seviyorum. Tamamen iddialı giyinmek yerine sade bir tarz benimseyip, onu ufak dokunuşlarla farklılaştırmayı çok seviyorum ve bunu da kendi tasarımlarımın neredeyse hepsine yansıtıyorum. Fakat gerçek şu ki, seneler içinde insanların yaşamdan aldıkları zevk değiştiği kadar, giyim tarzları da değişiyor. Eskiden nasıl göründüğüm benim için konfordan daha önemliydi fakat artık rahat olmak önceliğim. Günlük hayatta daha rahat, biraz daha spor ve rahatlık vadeden trendlere göre giyinmeyi tercih ediyorum.

Gardırobunuzda özel bir yere sahip, sizin için manevi değeri yüksek parçalar var mı?
Annemden kalma birkaç vintage Prada ve Chanel çantam var, benim için çok değerliler. Onların dışında sevdiğim insanlardan aldığım hediyeler ve kendi tasarladığım her şey benim için manevi değeri yüksek parçalar.

Bu yaz hangi parçalar vazgeçilmeziniz?
Bu yaz, diğer yazlardan farklı olarak genelde evde olduğumuz için öncelikle alt üst, aynı renk eşofman takımlar takıntımdı fakat şimdi havalar ısındıkça keten takımlar ve elbiseler vazgeçilmezlerim haline geldi.

Stilinizin olmazsa olmazları neler?
Stilimin vazgeçilmezleri; mikro boy çantalarım, güneş gözlüklerim, hiç çıkarmadığım takılarım, kışın oversize kaban ve ceketlerim, yazın ise volanlı mini elbiselerim.

Sezon koleksiyonunuzda neler ön plana çıkıyor?
Yeni koleksiyonumda her yaz olduğu gibi yine keten elbiseler ağırlıkta. Uzun ya da kısa keten elbiseler ve keten şort-gömlek takımların yanı sıra çiçek desenli, renkli cupro elbiseler de öne çıkan parçalar arasında.

Koleksiyonda sizin favori parçalarınız hangileri?
Bence bu yazın favori parçaları desenli keten gömlek elbiseler ile Swarovski kristalli keten crop gömlek ve şort takım.

Takipte olduğunuz tasarımcılar kimler?
Tasarımlarına hayran olduğum, her tasarladığı şeyi düşünmeden giyebileceğim tasarımcı kesinlikle Alexandre Vauthier. Daniel Lee ve Jacquemus da sevdiğim isimler arasında.

Kısa süre önce anne oldunuz. Hayatınızda ne gibi değişiklikler oldu?
Dört buçuk ay önce anne oldum ve her annenin söylediği gibi gerçekten tarifsiz bir duyguymuş. Bu sürecin karantinaya denk gelmesi de bu güzel duyguyu doyasıya yaşamama yardımcı oldu. Karantina olmasaydı, çok yoğun çalıştığımdan istesem de onunla bu kadar çok vakit geçirme şansım olmayacaktı.

Hayatta en çok neler sizi motive ediyor?
Beni en çok besleyen, hayatımın amacı haline gelen ve hayal kurmaktan asla vazgeçmediğim tek şey markam. Tasarım yapmak benim için zaten terapi gibi ama emeğimin karşılığını aldığımı görmek çok büyük bir haz. İş konusunda hayallerim çok büyük ve emin adımlarla yavaş yavaş da olsa ilerlediğimi düşünüyorum. İşim dışında, tabii ki ailem ve onlarla geçirdiğim güzel zamanlar, seyahat etmek hayatta en keyif aldığım, beni motive eden ve besleyen diğer şeyler.

Gelecek projeleriniz neler? Anne-çocuk gibi kapsül koleksiyonlar çıkarmayı düşünüyor musunuz?
Geleceğe dair çok fazla projem vardı aslında fakat korona sürecinden sonra moda dünyası nasıl ilerleyecek, önce onu görmek istiyorum. Defileler, showroom'lar ve fuarlar dijital ortama taşınıyor ve ben de bu ortamın içinde nerede yer alacağım, koleksiyonlarımı yurtdışındaki satın almacılara nasıl ulaştıracağım konusunda henüz kararımı vermiş değilim. Talepler nasıl gelirse, ona göre ilerleyeceğim.

Anne-çocuk koleksiyonu çıkarmayı şimdilik düşünmüyorum çünkü çocuk kategorisi her açıdan çok farklı. Ben yaptığım işi tam anlamıyla yapmak istediğimden, Selma Cilek markası olarak tam hayalimdeki yere gelmeden çok farklı, tecrübem olmayan kategorilere girmek istemiyorum.

BİZE ULAŞIN