[Alt-Text]
YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.harpersbazaar.com.tr

Türk Edebiyatı'nın 40 kalemşor kadını

Erkek egemen bir toplumun hazin ve karanlık gölgesinde, yazının, kadın duyarlılığıyla başka türlü anlatımlara dönüştüğünün kanıtıdır; Türk Edebiyatı'nın kadın yazarları. Söz uçar yazı kalır misali, onlara selam göndermek boynumuzun borcu. Edebiyatımızı etkileyen 40 kadın yazarla dünden bugüne...


Nilüfer TÜRKOĞLU
nilufer.turkoglu@caferuj.com.tr


"Kitaplarımın nasıl bu kadar sattığını anlamadım, hala da anlamıyorum. Nasıl satar benim kitabım. O kadar aykırıyım ki bu topluma. Çok satıyorum, acaba çok mu bayağı yazıyorum. Acaba yanlış bir şey mi yaptım?"

Mina Urgan

Yazıyla yakından uzaktan bir ilginiz varsa, böyle bir haberi ele aldığınızda klavyede kaç defa bir şeylerin yazılıp silindiğini, kaç defa durup düşünüldüğünü, kaç defa "Ah bu da eksik olmasın" denildiğini az çok tahmin edersiniz. Bazen yazdığınız her kelime, o haberde geçen isimlerin o kadar altında kalır, o kadar ezilir ki, hiç yazmamayı tercih bile edersiniz. Yakıştırmazsınız bir kere! "Çok daha iyi olmalı" düşüncesiyle yazdıklarınızı teker teker okuyup teker teker çöpe atarken samimiyetinizi de sorgular, okuyanın beğenmesinden çok, yazıyı ithaf ettiğiniz kişilere herhangi bir saygısızlık yapmaktan çekinirsiniz. Hatta onları övseniz, isimlerine methiyeler düzseniz bile! Bu öyle çelişkili bir yoldur ki, girizgahı uzatırsınız da uzatırsınız. Tıpkı benim şimdi yaptığım gibi!



'Türk Edebiyatı'nı Etkileyen 40 Kadın Yazarı' seçerken öncelikle kendi hayatım üzerinden böyle bir tespit yaptığımı söyleyerek işin kişisel bir mevzu olduğunu ama bir yandan da olmadığını söylemeliyim. Eminim isimleri gördüğünüz zaman, sizlerin de hayatına bir parça etki sağlamış olması muhtemel bu kadın yazarların, kütüphanenizde bir yerlerde olduğunu göreceksiniz. (Örneğin Elif Şafak'ı bir okur olarak çok sevmesem de, genele bakılınca sevildiğin düşünerek bu listeye aldığımı söylemeden geçmeyeyim!)

Türkçe'nin kadın yazarların dilinde kemiğinde nasıl vurgu yaptığını, başka bir göz başka bir sözle nasıl hayat bulduğunu görmek için iyi bir okuyucu olmak yeterli. Kendilerine özgü ifade biçimleriyle, kadın bakış açılarıyla bu topraklara, erkeğe, analığa, sıradan hayatlarımıza, varoluşa, kimliksizliğe, yoksulluğa, yalnızlığa, kaybetmeye, hayalgücüne, evrene, ahirete, politikaya, espriye, simgelere, türkülere, cinselliğe, dine, dinsizliğe, her şeye nasıl yaklaştıklarını, neler söyleyip neler söylemediklerini kitaplarındaki satırlarda bulabilirsiniz. Her birinin derdi ortak, her birinin kalemi kadın, yüreği kadın. Sözleri bazen ok ok zehir, yazdıkları bazen bir ninni gibi usul usul. Kimi zaman acıtıcı kimi zaman yatıştırıcı. Hikayeleri var ve hep olacak.

"Kısa öyküyü dünyayı anlatma, görme biçimime en uygun dal olarak görüyorum. Roman böyle değil. Romanla öykü arasında hiçbir bağ olduğunu da sanmıyorum. Öykü yazarken çok daha yoğun, daha çarpıcı, kısa, yani öz bir anlatma yolunu seçiyorsunuz. Sayfalara boğulmuş bir anlatım biçiminden çok daha güç. Bu niteliklerden ötürü çağımıza daha uygun bir sanat olduğunu düşünüyorum."

Tomris Uyar


Aralarında artık yaşamayanlar da var, yazmayı bırakanlar da. Bazıları gazetelerde köşe yazarlığı da yapıyor, bazısı ödüllerle ismini yaşatıyor. Aralarında roman yazarı da var, hikaye yazanı da, şairi de. Hepsi benim, hepsi bizim yazarlarımız... Füruzan'dan Sevgi Soysal'a, Müge İplikçi'den Sema Kaygusuz'a, Halide Edip Adıvar'dan Adalet Ağaoğlu'na... Genç kızlığımı ilk ondan dinlediğim İpek Ongun da kuruluyor bir köşeye, 'Bir Genç Kızın Gizli Defteri' elinde... Okurken hiç bitmesin istediğim 'dinozor' Mina Urgan'a da selam olsun, mitolojiyi ondan okumayı sevdiğim Azra Erhat'a da. Onunla her Mavi Yolculuk'a her Mavi Anadolu'ya varım ben!

"Yazdığım anlarda çok üzgün oluyorum. Bir kurgu yapıyor gibi değil de tanık olduğu bir olayı kayda geçiriyor hissiyle, inanırım yazdıklarıma. Bazen ağlarım. Sinirlenirim. Derin derin iç çekişlerle yazarım."

Mine Söğüt


Tezer Özlü'm bir kenarda dursun öyle sessizce, onunla Brahms dinleyelim biz, uykusuz gecelerimizde. Mine Söğüt'le Beş Sevim Apartmanı'nda buluşabilir, Gülten Akın'ın tüm şiirlerinden koca bir buket çiçek yapabilirim. Kokusunu duyarsınız belki siz oradan. 'Handan' ı okuyup hıçkıra hıçkıra ağlasam, tüm aşklarımı bir fotoromana sığdırsam, mümkündür pek tabii...

Hepsine bir vefa borcu olsun diye topladım bu isimleri bir listede. İçeride olmayanlar, okunmadıklarını bilsinler ve bu yüzden ki burada değiller; beni affetsinler. İçeride olanlar, hep benimdirler, benimleler. Elimden hiç düşmesinler, aklıma yüreğime mukayet olsunlar. Yoksa dayanılmaz, hep eksik olur, hayat...


Neden yazılır? Dünya acılı olduğu için yazılır. Duygular taştığı için yazılır. İnsanın kendi zavallılığından sıyrılması çok güç bir işlemdir. Ama insan bir kez bu zavallılıktan sıyrılmayagörsün, o zaman yaşamı kendi egemenliği altına alabilir. İşte böylesi bir egemenliği bir iki kişiye daha anlatmak için yazı yazılır. (Ya da kendi kendine kanıtlamak için). Çünkü, insanın kişisel özgürlüğü, kendi dünyasına egemen olmasıyla başlar. Dünyasına egemen olan insan, acıları coşkuya, bunalım yaratmaya, sevgisizliği sürekli aşka dönüştürebilir. Ben dünyama egemen olmayı edebiyatla öğrendim. Çok sevdiğim üç yazarın, üç cümlesini –benim neden yazdığımı çok iyi anlattığı için– edebiyat yaratıcılığının kıpırdanışlarını çok iyi yansıttıkları için burada vurgulayacağım:
"Hiçbir zaman sakin olamamak, sanırım benim kaderim."

Tezer Özlü

***



Kısa öyküyü dünyayı anlatma, görme biçimime en uygun dal olarak görüyorum. Roman böyle değil. Romanla öykü arasında hiçbir bağ olduğunu da sanmıyorum. Öykü yazarken çok daha yoğun, daha çarpıcı, kısa, yani öz bir anlatma yolunu seçiyorsunuz. Sayfalara boğulmuş bir anlatım biçiminden çok daha güç. Bu niteliklerden ötürü çağımıza daha uygun bir sanat olduğunu düşünüyorum. - See more at: http://www.edebiyathaber.net/tomris-uyar-anlatiyor-verdigim-ozgurlukten-kendime-de-isterim/#sthash.D4cZIohB.dpuf

YORUM YAP

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan HARPERS BAZAAR veya harpersbazaar.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

BİZE ULAŞIN