YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.harpersbazaar.com.tr

Antalya'da müthiş final

52. Uluslararası Antalya Film Festivali, kapanış galası ve geleneksel "Altın Portakal" ödül töreniyle sona erdi. Ödül töreni, Atv ve A Haber ekranlarından milyonlarla buluştu.

Kırmızı halıda yürüyen oyuncu Hasibe Eren, çok güzel bir festival geçirdiklerini ve olağanüstü filmler izlediklerini belirterek, " ekibi muhteşem bir organizasyona imza attı. Çok mutlu ayrılacağız bu gecenin sonunda" dedi.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan oyuncu, sunucu Defne Samyeli de Antalya Film Festivali'nin desteklenmesi gerektiğini belirterek, "Organizasyon ekibi ulusal ve uluslararası alanda ses getiren işler yapıyor. Festivalin çok daha büyüyüp gelişeceğine inanıyorum" diye konuştu.

TÜREL'DEN AÇILIŞ KONUŞMASI

Sunuculuğunu Oktay Kaynarca'nın üstlendiği ödül töreninde konuşan Antalya Büyükşehir Belediye ve Festival Başkanı Menderes Türel, Türk sinemasının devlerinden Türkan Şoray ile Fransız sinemasının devletinden Catherie Deneuve'nin aynı sahnede buluştuğu, Jeremy Irons ve Kathleen Turner'in katıldığı açılış töreninin ardından bir hafta geçtiğini söyledi.


Antalya Film Festivali'nin aslında 2 bin yıl önce başladığını anlatan Türel, 2 bin yıl önce dönemin Antalyalıları tarafından Aspendos Anfi Tiyatrosu'nun kurulduğunu söyledi.

Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1930'larda Antalya'yı ziyaret ettiğinde, terk edilmiş Aspendos Tiyatrosu'nda tekrar şenlikler düzenlenmesini istediğini, Antalyalıların da bu söze uyduklarını kaydeden Türel, şöyle konuştu:

"1960'lı yılların başında Antalyalı sinema aşığı Behlül Dal, rahmetli babama gelip Antalya'nın sinema şehri olması hayalini ve Belediye Başkanı Avni Tolunay ile konuşması gerektiğini söylüyor. Bir avuç Antalyalının girişimiyle zamanın Belediye Başkanı merhum Avni Tolunay film yarışması organizasyonuna başlıyor. O bir avuç insan için sinema perdesindeki insanları Antalya'da canlı görmenin mutluluğu yaşanıyor. Televizyonun olmadığı o dönemde film yıldızlarını Antalya'da yakından görmek bir hayaldi. Aranızda o ilk film festivallerinde olan çok değerli sanatçılarımız bugün de bulunuyorlar. Kendilerine ilk günden bugüne kadar festivalimize vermiş oldukları katkılardan dolayı çok teşekkür ediyorum. Ve biz bugün bir avuç Antalya'nın hayalini de devraldık daha büyük bir hayale dönüştürüyoruz."

Geçen yıl Uluslararası Film Yarışması ve Antalya Film Forumu olmak üzere iki yeni fidan diktiklerini kaydeden Türel, festivalin iki alanda da hızla yoluna devam ettiğini dile getirdi.

Antalya Film Forumu'nda desteklenen filmlerinin ödüllerini almaya başladığını ifade eden Türel, "İnanıyorum ki gelecekte bir gün buradan Antalya sinema ekolü de doğacak. Aspendos Tiyatrosu'ndan 2 bin sene sonra, festivalimizin 52'inci yılında bu yenilikler ve başarılarla gurur duyuyorum" dedi.

"HADİ GARİ VE LET'S DO IT"

Festivalde kendilerini yalnız bırakmayan ulusal ve uluslararası yıldızlara teşekkür eden Türel, ayrıca, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na, Kültür ve Turizm Bakanlığına, sponsorlara, festival organizasyonunda çalışanlara teşekkür etti.

Dünyada birçok şehirde festival yapıldığını ama 2-3 bin yıllık tarihi olan şehirleri bulmanın zor olduğunu, Antalya gibi ışığı güzel bir şehrin ise hiç
bulunamayacağını kaydeden Türel, "Işığı güzel şehir ve Menderes Türel gibi tutkulu bir başkan fazla bulamazsınız. Sizlerde sinema tutkusu var, bende de Antalya tutkusu var. Bu iki tutkuyu birleştirirsek Antalya dünya sinema merkezlerinden, en başarılı sinema şehri olacaktır" diye konuştu.

Antalya'da "hadi gari" şeklinde güzel bir sözün bulunduğunu belirten Türel, "İngilizcesi de let's do it, hadi gari" diyerek konuşmasını tamamladı.


VANESSA REDGRAVE VE FRANCO NERO'YA "YAŞAM BOYU BAŞARI" ÖDÜLÜ

Gecede ilk olarak İngiliz aktris Vanessa Redgrave ve eşi Franco Nero'ya "Yaşam Boyu Başarı Ödülü" takdim edildi.

Yaşam Boyu Başarı Ödülü'nü alan Franco Nero, kendisi için sinemanın büyük bir şehir gibi olduğunu belirterek, "Bu şehirde farklı renklerde insanlar yaşar. Her birinin farklı evleri, farklı rüyaları vardır. Yani sinema, biz var oldukça, insanlar rüya görmeye devam ettikçe var olacak" dedi.

Sinemanın özgürlük demek olduğunu, özgür olmayan ülkelerde sinemanın bulunmadığını ifade eden Nero, sinemanın kendisine dünyayı gezme fırsatı sunduğunu, prensler, prensesler, valilerin yanı sıra balıkçı, çiftçi gibi sade insanlarla da yemek yeme imkanı tanıdığını söyledi.

Sinema sayesinde birçok karakteri yorumlama fırsatı bulduğunu da kaydeden Nero, şöyle devam etti:

"Aslında bir karakter vardı yıllar önce oynamak istediğim. Sizin hükümetiniz tarafından İstanbul'a davet edildim, yıl 1981 veya 1982 idi. Dönemin Kültür Bakanı ile görüştüm. Kendisi benden Atatürk'ü oynamamı istemişti. Fakat maalesef iyi projeler pek çok defa olduğu gibi tamamlanamıyor. Ancak yine de güzel bir rüyaydı."

KIRMIZI HALI fotoğrafları için tıklayın


YORUM YAP

kalan karakter 2000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan HARPERS BAZAAR veya harpersbazaar.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.