Galaksi Mugler

Modaevi yeni bir kreatif direktöre kavuşurken Thierry Mugler, dünya dışı seksapele sahip 30 yıllık moda kariyerini kutlayan özel bir sergiye hazırlanıyor.

Güneş Uysalefe

, sıra onda. Mugler modaevinin yeni kreatif direktörü ilan edilen, Loewe ve Narciso Rodr iguez g ibi markaların atölyelerinde yer almışlığı olan tasarımcı, bu görevi David Koma'dan devralırken, bir yandan da mirasının yeni gardiyanı olmayı kabul ediyor. Aslına bakarsanız, 2013 yılından bu yana Koma, şaşırtıcı bölgelere yerleştirdiği dekolteleri ve yırtmaçlarıyla başlarda kırmızı halıya yolu düşen top modelleri giydirerek markayı farklı bir noktaya taşımayı başarmıştı. Açıkçası 2010'da markayı derin uykusundan uyandırma görevini üstlenen ve en az kurucusu kadar dramatik ve sado-mazoşist göndermelere yer veren Nicola Formichetti'den çok daha çağdaş bir duruş sergilemişti. Anlaşılan Clarins Group bünyesindeki marka, başka bir yönde ilerlemeyi hedefliyor ve bunun altını çizmek için yeni bir kreatif direktör atamak kadar, bir büyük haberi daha aynı anda duyuruyor: Montreal Museum of Fine Arts'ta gerçekleşecek dev bir Thierry Mugler retrospektifi. İşin ilginci bu serginin 1973–2001 yılları arasına, yani Manfred Thierry Mugler'in aktif olduğu döneme odaklanarak yeni ve eskiyi birbirinden ayrı tutacak olması. Bu hareketin, Cadwallader'in hazırlayacağı koleksiyonların tar ihe yakın veya uzak, nasıl bir duruş sergileyeceğine dair ne tür bir şifre içerdiğini keşfetmeden önce biraz geçmişi hatırlayalım...


Mugler Kreatif Direktörü Casey Cadwallader

Podyumda böcekleri andıran uyarga benzeri aksesuarları, yanan bir alevi çağrıştıran kesimli tayyörleri, metalik parçalardan yapılma bir robot veya tabiri güç bir uzaylı kılığındaki Naomi, Eva, Christy ve diğerleri. Thierry Mugler, 1974 yılında başladığı tasarım kariyeri boyunca sonradan fütürist bir dahi olarak anılacağı böylesi bir mirası geride bırakarak kurduğu markayı milenyuma taşımış, sonra da Beyoncé için yarattığı turne kostümlerinde olduğu gibi üretmeye devam etmiş, çağımızın yaşayan efsanelerinden biri. 2003 yılında modaevinin bir süreliğine sahneden çekilişi ve sadece best-seller reyonlarını süsleyen parfümleriyle anılışı, Mugler'in kadınları bir çeşit metamorfoz halinde betimlediği düşünülürse, belki de daha çok koza örüşe dahi benzetilebilir. 1948 Strasbourg doğumlu olan tasarımcı, gençliğinde aldığı bale eğitimi ve dekorasyona olan merakıyla bu teatral ve bilim-kurgu dünyayı moda tasarımlarında yoktan var etmiş, kadınları ise bazen bir süper kahraman bazense bir canavar olarak düşlemiş… Onlara iyi ile kötü arasında bir yer biçmiş, insani bir boyut kazandırmıştı. 1980'lerin power-dressing akımında yarattığı vatkalı ceketler ve ikonik korselerle incecik bellere sahip kadınlar kırılgan oluveriyor ama toplumun dayattığı rollerden de sıyrılıyorlardı. Tasarımcının hamurla oynar gibi modelleri şekilden şekle sokması bir yerden sonra ona yetmemiş, türlü plastik cerrahi işlemler ve body building takıntısıyla insanüstü bir forma girerek kendisi de tanınmaz hale gelmeyi seçmiş, bir de 'Manfred' ismiyle anılmak istediğini belirtmişti. Tüm bunların geçmişin kendisine hatırlatılmasıyla yaşadığı bir nedenden kaynaklı olduğunu itiraf eden Mugler'in, 130'dan fazla silueti Creatures of Haute Couture için ziyaretçilerle paylaşmak adına arşivlerden çıkaracağı düşünülürse, sergiyi deneyimlemek için Şubat 2019'a şimdiden bir Montreal bileti gözden çıkarılabilir.

BİZE ULAŞIN