Sonbahar/Kış 2018/19

Markaların tasarımlarıyla birlikte etkili hikayelerine de şahit olduğumuz Paris Moda Haftası sona erdi ama etkisi devam ediyor.

Kayak pistinin keskin rüzgarı bizi devasa bir ormanın içine sürükledi, ormanın sonunda şehre açılan kapıyı araladık ve bir protestonun tam ortasına düştük, oradaki kaostan saklanmaya çalışırken yeni bir çağa adım attık.

CHANEL
Sonbaharın ruhu, yaprakların savruluşu... Herkes hazırsa Chanel, Grand Palais'de kendi romanını yazmaya başlıyor. Uzay istasyonundan yeryüzüyle bağlantı kurmaya karar veren modaevi, bu kez kendi ormanında bizi fantastik bir masalın giriş bölümüne konuk ediyor. Koleksiyonda markanın ikonik minimalliği ile tamamlayıcı unsurların uyumsuzluğu göze çarpıyor. Karl Lagerfeld, bu etkili buluşmanın referansını tabii ki İngiliz kadınının mükemmeliyetçi geçmişinden alıyor. Yapraklarla kaplı dev alanda göz dolduran tüvitlerin pastel tonları sonbaharın ruhuna uyum sağlıyor. Göz dolduran dokular ve abartılı mücevherler, tasarımların yüksek etki bırakan zarif detaylarını oluşturuyor.

CHRISTIAN DIOR
1960'ların naifliğini ve feminist bir ayaklanma çıkarmaya hazır bireysel kadınlarını, Dior Sonbahar/Kış 2018/19 koleksiyonuyla mercek altına alıyoruz. Maria Grazia Chiuri, çağının modern kadınına kapsamında zaman ve fikir bütünlüğü içerisinde ayna tutuyor. Koleksiyon, lüks görüntüsünün altında sokaklarda slogan atmak için pusuda bekleyen protest bir kadının var olduğunun da altını çizer nitelikte. Nakışlı trikolar, maskülen ceketler ve beklenmedik kumaşlarla hazırlanan yamalı etekler... Dior, yeni koleksiyonunda kadınsı gücüyle bizi etkilemeyi başarıyor.

LOUIS VUITTON
Nicolas Ghesquière, Louis Vuitton koleksiyonunda şehirli kadının maksimalist görüntüsünün mimarı oluyor. Bilimkurgu dünyasına sempati beslediğini bildiğimiz Ghesquière'nin bu ilgisini tasarımlarında da görebiliyoruz. Bizler için, "Yeni dünyada ofis hayatı nasıl yaşanır?" sorusunu yanıtlıyor. Keskin yakalarla buluşan yumuşak ipekler, atletik etekler, gümüş zincir detayları, korsenin yenilenen yorumu ve ayakkabıların tasarımına kadar yeni çağa ayak uydurmaya hazır bir kadın söz konusu.

VALENTINA
Pierpaolo Piccioli, romantizmin gerçek gücünü, yine onun içindeki şehvetle tamamladığı minimal, aynı zamanda dramatik bir koleksiyon sunuyor. En güçlü pembe, en hisli kırmızı başta olmak üzere renklerin baştan çıkarıcı ahengini dev çiçeklerle bir araya getiriyor. "Romantizm güçtür" temalı şovda bu gücün aurasına kapılıyor ve büyüleyici bir ormanda geziniyoruz.

LOEWE
Derinin kendine has cazibesine anlam katan Loewe, görünen o ki önümüzdeki sezon kılavuz görevi edinmeyi amaçlıyor. Marka, genelde tüketilmesi yönünde pek taraftarı bulunmayan deriyi, yeni bir anlam yükleyerek güncelliyor ve günlük hayata entegre etme zamanının geldiğini vurguluyor. Spor kesimli gömlek ve pantolonlardan hacimli dış giyime, koleksiyon geniş bir skalaya yayılıyor.

BALENCIAGA
Neon grafitilerle bezeli bir dağın üzerindeyiz ve pistte 90'ların snowboard takımı Balenciaga'yı görüyoruz. Demna Gvasalia, kadın ve erkek tasarımlarını bir arada sunuyor. Cesurca kullanılan renkler, balıkçı yaka trikolar ve kafa karıştıran desenler, bu koleksiyonun da vazgeçilmeyen ana kahramanları oluyor. Markanın etrafına yaydığı aşırı uçlarda enerji ile katmanlı tasarımların buluşması günün sonunda mükemmel senkronu oluşturuyor.

BİZE ULAŞIN