Cruise raporu

Moda dünyasının oyun alanı, gelecekten haber veren sihirli küresi, nam-ı diğer tatil koleksiyonları... Cruise 2019 şovları için Fransa’yı sahne seçen üç kült isim üzerinden ara sezona bir bakış.

Güneş Uysalefe

LOUIS VUITTON

Nicolas Ghesquière, beş yılı geride bıraktığı kreatif direktörlük görevinde her geçen sezon kendi koyduğu sınırları zorladıktan sonra, için sanatsal ve mimari açıdan bambaşka seviyede bir koleksiyon yarattı. Siluetlerde belki de en kolay hissedilen, tasarımcının kendini serbest bırakışıydı; robotik proporsiyonlar ve malzemeye duyduğu aşkı sergilemekten veya terzicilik geleneğindeki becerisini omuzların 80'ler çizgisinde vurgulandığı ceketlerde dışa vurmaktan çekinmemiş, elini açık tutmuştu.

Vuitton kadını, Cruise 2019 sezonunda hiper gerçekçi, heykelsi ve biraz da hin ve alaycıydı sanki. Yaşayan moda ilahı Grace Coddington'ın skeçlerinden yola çıkılarak hazırlanan, çizgi film tadındaki kedi formlu aksesuarların egzotik deriler, kuş tüyleri, lingerie ve drape detaylarıyla yan yana gelişi, uyumsuzluğun uyumunu sergiledikçe; 'Parizyen' efsanesinin içinde gizli umursamaz tavır sezinleniyor ve bu adeta Ghesquière'e sanatçı statüsü kazandırıyordu.

Fransa'nın St. Paul de Vence kasabasında yer alan Maeght Foundation'ın bahçesinde, Giacometti, Marc Chagall ve Joan Miro imzalı eserlerle sunulan koleksiyon, spor ayakkabıdan evrilme fütürist çizmelerin de yardımıyla, sanatsal bir kimliğin altını çizdi.

GUCCI

Defile adresi olarak moda cemiyetinin aklına ne Fransa'nın güney şeridindeki Arles şehri, ne de antik bir nekropol gelirdi ama ters köşe hamlelerin ustası Alessandro Michele yine yapacağını yapmıştı işte. UNESCO koruması altında olan binlerce yıllık Antik Roma mezarlığı Alyscamps, 'nin Cruise 2019 koleksiyonunu sunmak üzere ateş oyunları, fonda Monteverdi ezgileri ve sisler içinde beliren modellerle gizemli bir podyuma dönüştü.

Ölüm kavramını kendi yaratıcı evreninde ele alan Michele, bohem ve asi nosyonlarla İtalyan modaevinin mirasını bir kez daha yorumlamış, banal karelileri püsküller, geleneksel tayyörleri de payetler sayesinde kitsch statülerinden 'diriltmişti'. Çiçekli kimonoları, vualleri, işlemeli kadife pelerinleriyle gezinen bu entel çingeneler, tavanarasında belirmiş merhum bir rock yıldızı veya ultra-trendy bir nineye benziyorlardı. Biraz gotik Ortaçağ, biraz rock'n'roll ve absürt bir matem havası; yılbaşı tatilinde egzotik adalara değil, ruhlar alemine bir geziye çıkıyor olmayalım sakın?

DIOR

Feminist hareketin moda platformundaki temsilciliğine soyunan Maria Grazia Chiuri, bu kez sloganlı tişörtler kadar popülist olmayan, daha rafine bir yol buldu ideolojisini paylaşmak için. Cruise 2019 koleksiyonu için tasarımcı, Meksika'nın geleneksel kadın rodeo binicileri escaramuza'lardan ilham almış, dantellerine bir gönderme olarak da defile için Fransa'nın Chantilly kentini tercih etmişti.

Uzun etekleri ve fırfırları içinde maskülen hareketlerle ata binerek gösteri sergileyen gerçek escaramuza'lar ve bolca yağmur eşliğinde gerçekleşen organizasyon, Chiuri'nin marka için düşlediği ironik kadın imajını bir kez daha vurgulamasına yardımcı oldu. Klasik Toile de Jouy desenin vahşi canlılarla yorumlandığı ve Latin Amerika'ya özgü renklerin beklenmedik yerlerde belirdiği tasarımlar, feminen ve bir o kadar da yenilmez Dior kadınının gücünü yeni sezona taşıyan önemli detaylar arasındaydı.

BİZE ULAŞIN