Kadın gözüyle

Gelinlik, beyaz ve şık bir gece elbisesi olarak ele alınamaz mı? Aşırı süsleme ve abartıdan uzak tasarımlarıyla geleneksel gelinliğe çağdaş bir yorum getiren Galvan’ın ilk koleksiyonu üzerine, dört kadın arkadaştan oluşan kurucu ekibiyle konuştuk.

Güneş Uysalefe

Londra'nın moda sahnesinde özel bir yeri var; ilk Haute Couture tasarımcısı kabul edilen Worth'ün çıktığı şehir, High Street olarak adlandırılan hazır giyim markalarından oluşan dev bir pazar, Isabella Blow'dan Kate Moss'a, efsane moda karakterlerinin evi, erkek terziliğinde Savile Row'un tartışılmaz önemi… Bir de bu moda başkenti statüsünü güçlendiren yeni jenerasyon girişimciler var. Konu gelinlik olunca Londra'da inanılmaz işçilik sergileyen başarılı örnekler karşınıza çıkabiliyor ancak çok azı Galvan'ın çizgisine ve edindiği yere rakip olabilir. Dört yıl önce dünyanın farklı yerlerinden gelen dört yakın arkadaş, Anna-Christin Haas, Sola Harrison, Katherine Holmgren ve Carolyn Hodler'ın kurduğu marka, abiye kategorisine yönelik parçalarla yola çıktıktan sonra, bu yıl ilk gelinlik koleksiyonunu sundu. Gwyneth Paltrow'dan Rosie Huntington Whiteley'e stil sahibi ünlülerin tercih ettiği derin yırtmaçlı, sırtı açık veya ful payetli modern gece elbiselerinin izinde, modern ama bir o kadar da romantik siluetler dikkati hak eden cinsten.

Bu dörtlü nasıl bir araya geldi ve bir marka kurma kararı aldı?
Biz çok eski arkadaşlarız. Ne zaman bir davete katılacak olsak, sevdiğimiz sade ve cool tasarımların kadın giyim koleksiyonlarında eksik olduğunu hissederdik. Özellikle evening wear alanında yeniliğe ihtiyaç olduğunu fark ettik ve buna yönelik bir şeyler yapma kararı aldık. Amacımız, zamansız ama modaya uygun, yalın ama silueti güzelleştiren abiyeler yaratmak. Güzel kumaşlara ve yüksek dikim kalitesine ağırlık veriyoruz, aşırı süslemelerden uzak kalarak da fiyatlarımızı ulaşılabilir kılıyoruz.

Peki, gelinlik koleksiyonu nasıl eklendi? Galvan'a dair bahsettiğiniz yenilikçi ruh bu siluetlere nasıl yansıdı?
Aslında Nisan ayındaki lansmanımızdan çok daha önce zaten gelinlik tasarlıyorduk. Gelin adayları bizden bazı siluetlerin beyaz kumaşlarla hazırlanmış yorumlarını sipariş ediyor veya hazır giyim koleksiyonlarımızdan after-party gibi farklı okazyonlar için parçalar seçiyorlardı. Önce Katherine için, sonra Anna için bir gelinlik hazırladık ve bu alanda gerçekten bir yeniliğe ihtiyaç olduğunu fark ettik.

Tıpkı hazır giyim koleksiyonumuz gibi gelinliklerimiz de şık ve daha rahat parçalardan oluşuyor. Yaklaşımımızı, resmiyetten uzak ve çok yönlü bir stille, düğün haricinde başka fırsatlarda da giyilebilecek siluetler yaratmak olarak özetleyebiliriz. Özellikle nedime elbiselerimiz tekrar tekrar giyilmek üzere tasarlanıyorlar.

İlk gelinlik tasarımınızın ardındaki hikaye nedir?
Katherine için hazırladığımız elbise, ilk Galvan gelinlikti. Katherine, yalın çizgide, ince bir siluet istediğini biliyordu ama aynı zamanda düğünün gerçekleşeceği Sevilla'nın ambiyansına uyacak ihtişamı da barındırmalıydı elbisesi. Tasarım süreci birkaç ay ve sayısız fitting gerektirdi. Galvan'daki kumaş odamızda haftalar geçirdik ve en uygun üç farklı danteli ancak bu araştırma sürecinde bulup çıkarabildik. Sade ve modern bir formla yola çıktık, ardından detaylar eklendi. Ayrıca volanlar da elbiseye bir flamenco havası vermiş oldu. Biz, vücut şekilleri birbirinden farklı dört kadınız. Her koleksiyonda değişik vücut tiplerine uygun parçalar yer alıyor, bu da koleksiyonu bizler için oldukça kişisel kılıyor. Aynısı gelinlik koleksiyonumuz için de geçerli; kendimiz için tasarladığımız ve içlerinde kusursuz hissettiğimiz elbiselerle yola çıktık. Biz kadınlar için tasarlayan kadınlarız.

Londra'nın Galvan çizgisinde nasıl bir etkisi olduğunu söylerdiniz?
Londra çok uluslararası bir şehir. Bizi, yani Almanya, İzlanda, İsviçre ve Amerika'dan gelen dört farklı kadını buluşturan yer. Galvan tasarımları da Londra'daki fabrikalarda, mükemmel İngiliz işçiliğinde üretiliyorlar.

Gelinliğe olan hazır giyim yaklaşımınıza rağmen kişiye özel de çalışıyorsunuz. Bu seçeneği eklemenizdeki etken neydi?
Bu özellikle gelin ve nedimeler için sunduğumuz bir hizmet. Gelinler genellikle renk konusunda ne istediklerine dair spesifik bir fikirle geliyorlar ve eşsiz bir tasarıma sahip olma fikri de hoşlarına gidiyor. Londra'da yerel bir üretim izlediğimiz için kişiye özel parçaları ivedilikle hazır edebiliyoruz.

Tasarımlarınıza internet üzerinden de ulaşabiliyoruz, oysa gelinlik pek çok prova gerektiren bir sürece dönüşebiliyor. E-ticaret söz konusu olduğunda müşterilere nasıl destek sağlayabiliyorsunuz?
Online alışverişi tercih edenler ile kişisel alışveriş asistanlarımız çalışıyor. Ancak New York veya Londra stüdyolarımıza yakın oturanların genellikle gelip, farklı tarz elbiseleri denemek istediklerini gözlemliyoruz. Özel üretim bir elbiseyi deneyip, doğru beden olduğundan emin olmadan almak istemeyebiliyorlar.

Son zamanlarda gelin adaylarının istek ve ihtiyaçlarında hangi trendlerin etkili olduğunu gözlemliyorsunuz?
Tipik bir düğün hafta sonunda gerçekleşen etkinliklerin sayısında artış var. Gelinler önceleri sadece Cumartesi gecesi elbisesi ve değişecekleri elbiseyi düşünürken, artık nikah, welcome dinner gibi farklı davetleri de düşünüyorlar. Bu da her bir etkinlik için ayrı elbise anlamına geliyor.

Galvan henüz dört yaşında ama halihazırda pek çok ünlü ismin tercihi olmuş durumda. Bu ilgi ve başarıyı sizce neye borçlusunuz?
Tasarımlarımızı tercih ediyorlar çünkü içlerinde kendilerini iyi hissediyorlar. Rahat ve zahmetsiz oluşları siluete güzellik katıyor. Bu arada kimseye markamızı tercih etmesi için bir ödeme yapmışlığımız yok, her şey organik gelişiyor.

Galvan maceranızda mihenk taşı olarak hangi gelişmeleri gösterirdiniz?
Sadece bir değil, pek çok mihenk taşımız oldu. Dört yıl içinde bu girişimimiz oldukça hızlı gelişim gösterdi ama süreç organikti. Her sezon bir öncekinin üzerine bir şeyler kattı, bize de hep heyecan verdi.

Planlarınız?
Şu sıralar ilk çanta koleksiyonumuzu hazırlamaktayız ve 2019 yılında Los Angeles'ta yeni bir stüdyo açacağız, her ikisi de bize büyük heyecan veriyor.

BİZE ULAŞIN