Marc Jacobs'un rengarenk panayırı

Marc Jacobs, İlkbahar/Yaz 2020 koleksiyonunu yaşamın, mutluluğun, eşitliğin, neşenin, hoşgörünün ve hayallerin kutlamasına adıyor.

Giriş Tarihi: 04.10.2019 14:58

Tom Ford'un Amerikan Moda Tasarımcıları Konseyi Başkanı koltuğuna oturduğu ilk sezonda süresi 5 güne düşen NYFW'de koleksiyonlar Amerika'nın güncel politik konularını es geçmezken ve podyumlar hiç olmadığı kadar günümüz sorunları ile haşır neşir olurken, tasarımlar da sokak stiline gittikçe daha fazla göz kırpıyor.

Marc Jacobs, koleksiyonunu sunarken 18 yıl önceye, 11 Eylül saldırılarının bir gün evvelinde Pier 54'te gerçekleştirdiği defilesine saygı duruşunda bulundu: Dönemin tüm ünlü isimlerinin bir arada olduğu, 70'lerin çiçek çocuklarının renklerini ve coşkusunu podyuma taşıyan koleksiyonun tadını çıkardığı o günü anımsayan Jacobs, İlkbahar/Yaz 2020 koleksiyonunu da aynı hislere adıyor: Yaşamın, mutluluğun, eşitliğin, neşenin, hoşgörünün ve hayallerin kutlamasına.

90'lara veda ettiğimiz, 2000'leri abartılı siluetlerle karşıladığımız dönemin izleri ise koleksiyonda canlı renkler, çiçek desenleri, tüyler, payetler ve görkemli şapkalarla kendini gösteriyor.

Çiçek çocuklar, glam disko kraliçeleri, maskülen takımlar, grafik desenler ya da romantik danteller... Her modelin farklı bir stili, dönemi ve kadını podyuma taşıdığı, koleksiyonun tümünün ise modanın her halini kucaklayan bir panayıra dönüştüğü defile, Jacobs'ın günümüz dünyasının sorunlarına tasarımlarında çok da kafa yormak istemediğini hissettiriyor ve bizi tasarımcının Instagram dünyasında yapay ama mutluluk saçan paralel bir gerçekliğe çağırıyor: Geçmişi günümüze taşıdığımız ama geleceği pek ciddiye almadığımız, tadını çıkarmamız gereken bir gerçeklik.

BİZE ULAŞIN