YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.harpersbazaar.com.tr

Raw Food bize ne yapar?

03.12.2015, Perşembe

Elçin Oflaz, New York’ta psikoloji eğitiminin ardından, raw food (çiğ beslenme) eğitimini tamamlamış, bu alanda danışman ve şef olarak çalışmaya devam eden bir isim.

Son günlerde çiğ ve alkali beslenmeyle ilgili başlıkları daha sık görüyoruz. Vücudumuza yüklediğimiz her şey ya alkali ya asidik. Oflaz bu tanımları, çiğ beslenmeyi ve yaptığı işi bize anlatıyor: "Besin demek klorofil demek. Hiçbir şeyin pişmişi iyi değil. Bir gün içerisinde yediklerimizin %70'i alkali besinlerden oluşmuşsa , mesela güne green juice'la başlamışsak arada bir -her akşam olmaması kaydıyla- kahve ya da makarna gibi asidik besinlerle devam etmek çok büyük bir kaçamak olmayacaktır. Sabahlari green juice içiyorsak, bir miktar ceviz de yiyorsak güne doğru bir başlangıç yapmış oluyoruz. Önemli olan her gün ne yediğimiz, arada bir ne yaptığımız değil. Ama ben zeytinyağlı fasulye yedim! demekle çiğ beslenmiş olmuyoruz çünkü o da ölü besin. Büyük bir tabak yeşil salata yediğimizde ise canlı beslenmiş oluyoruz. Hücrelerimizin beslenmesi temel konu. Danışanlarım başlangıçta doyamayacaklarından endişe ettiklerini söylemişlerdi, ama aç kalmıyorlar. Devam ettikçe bu hayat stiline alışıyorlar ve 25 kiloya kadar varan rakamlarda kilo verebiliyorlar. Akıllı beslenmek gerekiyor. Kasları sağlıklı tutarak yağlardan kaybetmemiz gerekiyor".



Oflaz'ın bize hazırladığı sofrada; glütensiz, şekersiz, kuru domatesli, kekikli keten tohumlu krakerler, badem sütüyle servis edilen granola, kaju dip sos, çeşitli salatalar, çilekli cheesecake ve ham kakaodan yapılmış çikolatalar yer alıyordu. Çiğ beslenmeyle ilgili bilgilere ne kadar ikna olmuş olursak olalım, "pratikte" yediklerimizin lezzeti, "teoriyi" geçti. Her biri özenle hazırlanmış lezzetlerle çiğ beslenmeye inanarak bir giriş yapmış olduk. Önümüzdeki aylarda bir kitap da yayımlayacak olan Oflaz, her fırsatta sağlıklı beslenmenin tabana yayılmasını hedeflediğini söylüyor. Bilgilerini cömertçe paylaşan Oflaz'ın kitabının dolaşıma girecek olması herkes için olumlu olacak gibi görünüyor.


Fotoğraflar: Mete Ersöz