YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.harpersbazaar.com.tr

Kolesterol ilaçları alınmalı mı?

01.09.2015, Salı

Yine gündemde çok tartışılan kolesterol konusunda da kendi deneyimlerimi ve fikirlerimi beyan etmek istiyorum.

Anlamadığım konu şudur: Tüm diyetisyenler ve doktorlar sürekli Prof. Dr. Canan Karatay'ı eleştirip duruyor ve üzerine ateşli bir şekilde yürüyorlar. Kendisi tüm söylediklerini bilimsel çalışmalara dayandırıyor. Eğer hatalı olduğunu düşünüyorlarsa neden bir hastane ortamında 1000, 2000 ya da daha fazla yüksek kolesterolü olan kişileri alıp klinik bir çalışma yapmıyorlar? Bir tarafta ilacı bırakıp, Karatay diyeti yapanları koyarlar, diğer taraftan ilaç alıp normal diyetlerine devam edenleri koyabilirler. Baktınız testin sonuçları Karatay Hoca'yı haksız çıkarıyor, o zaman elinizde verilerle gidip tartışırsınız. Ben hastane ya da klinik bir ortamda çalışmadığımdan böyle bir çalışmayı yürütemiyorum ama teklif edilirse gönüllü olarak yer alırım. Çünkü ben de merak ediyorum. Karatay Hoca'ya bilimsel karşı çıkmalar göremiyorum. Sadece karalama kampanyası yapıyorlar. Bu bile tezlerinde haklı olduğunun delilidir. Bilim insanlarının tezlerine karşı bilimsel karşı çıkışlar yapılır ve antitezler öne sürülür. İtirazını bilimsel yapamayanlar, karalama yapar ve bel altı vurur. Burada da bu kural çalışmış. Belli ki, Karatay Hoca kolesterol konusuna bilim gözlüğü ile bakmış, halkın sağlığı açısından tavır koymuş ama büyük ilaç firmalarının çıkarlarını gözetmemiş. Sanırım en büyük hatası bu! Sonuçta Karatay Hoca, ilaçlarınızı bırakın derken kendi önerdiği diyeti de sıkı sıkıya takip etmenizi tavsiye ediyor. Sadece ilaçlarınızı bırakın ve oturun demiyor. Bir de en önemli konu Karatay Hoca hep bağımsız çalışmalardan bahsediyor. Yani ilaç ya da yiyecek firmalarının sponsor etmiş olduğu çalışmalardan değil. Çünkü bu tarz çalışmaların çoğu her zaman bu firmaların lehine şeklinde sonuçlanmaktadır. Amerika'da klinik beslenme üzerine yüksek lisansımı yaparken bana öğretilen en önemli konulardan birisi; her zaman yapılan klinik çalışmaların kimler tarafından sponsor edildiğine dikkat etmem gerektiği olmuştur.

İlaç sektörü inanılmaz kuvvetli bir sektör. Bugün şu bir gerçektir ki doktorlar yazdıkları her ilaç için belli bir yüzde almaktadırlar, hatta gemi seyahatleri vs gibi teşvik edici diğer faktörler de cazip gelen teklifler arasındadır.

Peki bunları biliyor muydunuz? Kolesterol düşürücü ilaçlar:

1. Şeker hastalığı riskini artırabiliyor
2. Seks hayatınızı olumsuz yönde etkileyebiliyor
3. Hafıza kaybına yol açabiliyor
4. Şiddetli kas ağrılarına
5. Ve daha birçok rahatsızlığa neden olabiliyor.

Seks hayatı etkilenen erkekler bu sefer viagra gibi bir ilaç alabiliyor ve yine kalplerini aşırı yorabiliyorlar. Bu durum da hastanede ya da ölümle sonuçlanabiliyor. Yine ilaç sektörünün işine gelen bir durum. Şekeri tetiklenen kişi bu sefer şeker ilaçlarına başlayabiliyor. Alın size ilaç sektörünü yine pompalayan güzel bir örnek daha.

10 seneden fazladır yapmış olduğum beslenme danışmanlığımda, doğru bir diyet izlenildiğinde kişilerin kolesterolleri yüzde yüz ilaçsız normale dönmüştür. Bazı kişilerin de genetik olarak yüksek olabiliyor ama onların bebeklikten beri hep yüksek. Sistemleri buna göre işliyor. Onların sistemiyle de oynamamak gerek diye düşünüyorum. Örneğin benim tansiyonum hep 9'a 5 ya da 6 gibi ve ne zaman 11'e 7 ya da 8 oluyor o zaman başım ağrıyor ve fena oluyorum. Yani o herkesin dediği 12'ye 8 oranı bana işlemiyor. Her vücut kendi başına ayrı bir mekanizmadır. En önemlisi kendi vücudunuzu çok iyi takip etmek ve dinlemektir.

Eğer kolesterolünüz yükseliyorsa o zaman bu vücudunuzun size sağlıklı ve doğru beslenmek için verdiği bir sinyaldir, ilaç almak için değil!!

ÖNEMLİ: 2008 ve 2011 yıllarında yapılan iki tane çok kapsamlı klinik çalışmada LDL (kötü kolesterol diye halk dilinde adlandırılan) düşük olduğunda ve HDL (iyi kolesterol) yüksek olduğunda daha az kalp rahatsızlıklarının görülmediği ve bir bağlantı olmadığı saptanmıştır.