YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.harpersbazaar.com.tr

Osteoporoz ve egzersiz ilişkisi

22.08.2016, Pazartesi

Osteoporoz, genellikle kırk yaşından sonra hem kadınları hem de erkekleri etkileyebilen yaygın bir hastalıktır. Doktorlar osteoporoz tanısı konan hastalara egzersiz önerirler ancak, çoğunlukla egzersizler hakkında spesifik bir yönlendirmede bulunmazlar. Bu yazımdaki amacım, osteoporozu tanımlamak ve yapılabilecek egzersiz yöntemleri hakkında bilgi edinmenizi sağlamak.

Osteoporoz, kemik yoğunluğunda azalmaya ve kemik dokusunun mikro yapısında bozulmalara yol açan bir iskelet sistemi hastalığıdır. Dolayısıyla osteoporoz hastaları, genel popülasyonla karşılaştırıldığında, kırıklara karşı daha büyük risk altındadır. Osteoporoz en yaygın şekilde menapoz dönemdeki ve 70 yaşın üzerindeki kadınları etkilese de, bu hastalığa bağlı kırık olasılığı 50 yaşından itibaren artmaktadır. Buna ek olarak, bu yaş grubundaki her 12 erkekten birinin osteoporozdan etkilendiği ve kırık riski taşıdığı tahmin edilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri'nde osteoporoz yüzünden yılda yaklaşık 1,5 milyon kırık vakası yaşanmaktadır.

Osteoporoz gelişimine çok sayıda risk faktörünün etki ettiği düşünülmektedir. Bildirilen faktörler arasında yaş, cinsiyet, vücut kütle endeksi, düşük kemik mineral yoğunluğu, düşük doğum ağırlığı, genetik, hormonal değişiklikler, alkol kullanımı, uzun süreli steroid kullanımı, kanser, belirli hastalık durumları, sigara tüketimi, kalsiyum ve D vitamini eksiklikleri bulunmaktadır. Yapılan araştırmalar, ilaç tedavisi, diyet, vitamin takviyesi ve egzersiz gibi çok sayıda tedavi seçeneği önermektedir.

Osteoporoz hastalarında kalça, omurga ve bilek kırıkları yaygındır; Hastalık ve ölüm oranlarında artışa ve yaşam kalitesinde bozulmaya neden olmaktadır. Başta kalça kırıkları olmak üzere, osteoporoza bağlı kırık tedavileriyle ilişkili maliyetler yüksektir. 1990 yılında 1,7 milyon olan dünya genelindeki kalça kırığı sayısının 2050 yılı itibariyle 6,3 milyona yükseleceği ve buna bağlı maliyetin de 131 milyar doları aşacağı öngörülmektedir.
Osteoporoz, kemik yıkımının kemik büyümesini geçtiği yavaş bir süreçtir. Bu süreç genellikle belirti göstermez ancak bazı durumlarda en erken işaret ve belirtiler şiddetli sırt ağrısı nöbetleri olabilir. Osteoporoza bağlı kırıkların ve sırt ağrısının en yaygın bölgeleri sırt ve bel omurlarıdır. Omurgadaki kemik kaybıyla beraber kişinin postürü bozulur ve kifotik (kambur) bir hal alır.

Osteoporoz hastalarında genellikle kas kuvvetinde azalma görülür. Kas zayıflığı ayrıca kemikteki mineral kaybını hızlandırarak osteoporoza bağlı kırıkların riskini artırabilir. Ayrıca gövde ve bacakların zayıflığı da düşme ve kırık riskini artıracak şekilde yürüme ve denge bozukluklarına yol açabilir.
Osteoporoz genellikle farmakolojik terapi, tamamlayıcı ve alternatif ilaç tedavileri ve egzersiz ile tedavi edilir. Bu girişimlerin genel amacı yeterli kalsiyum seviyesini korumak, kemik büyümesi sağlamak, kemik yıkımını azaltmak ve bozulmaları gidermektir. Ben uzmanlığım gereği işin egzersiz boyutunu ele alacağım. Woff yasası zayıflamış kemik dokusunun bir dirençle karşılaştığı zaman kalınlığında ve yoğunluğunda artış olacağını söyler.
Bonaiuti osteoporoz tedavisinde egzersizin önemini araştıran 18 makaleyi incelediği bir çalışma yayınlamıştır. Bu çalışmada aerobik, ağırlık taşıma ve direnç antrenmanı egzersizlerinin, omur ve bilekteki kemik yoğunluğu kaybını etkili bir biçimde iyileştirdiği görülmüştür. Yine böyle bir çalışmanın sonucunda egzersizin, menapoz dönemindeki kadınlarda, yılda neredeyse %1 oranında kemik kaybını önlediği veya geri çevirdiği belirlenmiştir.

Özellikle hafif tempolu koşu, zıplama ve titreşim egzersizleri gibi dinamik ağırlık taşıma egzersizlerinin kalçadaki kemik ve mineral yoğunluğunu geliştirdiği görülmüştür.

Yapılan araştırmalar yüksek kilolarla az tekrar yapılan direnç antrenmanlarının hafif kilolarla çok tekrar yapılan çalışmalardan daha etkili olduğunu göstermiştir.

Sonuç:
İçinde hafif tempolu koşu, zıplama ve titreşim egzersizleri içeren fonksyonel egzersizler ve hipertrofi ve güçkazanmaya yönelik direnç egzersizleri bulunan bir antrenman programı osteoporoz tedavisinde birinci derecede etkilidir.

Uyarı:
Yüksek şiddetli egzersizler hangi durumda olursa olsun 1,5-2 ay sürecek tendon, bağ doku ve genel kas dayanıklılığını arttıracak hafif kilo çok tekrar egzersizlerinden sonra başlar.

@sehmusdemirr