YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.harpersbazaar.com.tr

Egzersiz ve mutluluk ilişkisi

28.12.2016, Çarşamba

Mutluluk; anlamını tamamen unuttuk mu? Yaşanan bunca olaylar, ekonominin  durumu, trafik ve kişisel olarak ekleyeceğimiz bir çok faktör insanların stres düzeyini göklere çıkarmış durumda.

Mutsuzuz evet. Ama bu durum sadece ''keyfim yok'' cümlesiyle atlatılabilseydi keşke. Çokkk daha büyük sorunlarımız olacak maalesef (biz önlemini almazsak). Stres düzeyimizi kontrol altına almazsak neler olabilir mesela? Detayına girmeden başlıklar halinde yazacağım ve sonuna gelmeden çıkıp bir hava alma ihtiyacı hissedeceksiniz...

1- Baş ağrısı
2- Saç dökülmesi
3- Hafıza sorunları
4- Akne-sedef- egzema gibi deri hastalıkları
5- Uykusuzluk
6- Kalp krizi
7- Astım
8- Şeker ve yağ düşkünlüğü
9- Sindirim sorunları
10- Göbeklenme
11- Bel ve sırt ağrıları
12- Tansiyon problemleri
13- Kronik yorgunluk
14- Şeker hastalığı
15- Yaşlanma
16- Bağışıklık sisteminin çökmesi
17- Depresyon

Eminim listeye siz de bir şeyler ekleyebilirsiniz ama işi ciddiye almak için bu kadarı yeter sanırım. Aslında en büyük hatayı nerede yapıyoruz biliyor musunuz? Bu hayatımızdaki bir çok şey için geçerli sanırım. Akut olarak yani o an hemen bir sıkıntı yaşamadığımız için bir şey olmaz diye düşünüyoruz. Kanser olmadan ya da kalp krizi geçirmeden sigaranın zararının farkına varmıyoruz, bel fıtığı olmadan yanlış ve aşırı egzersizi önemsemiyoruz... Ama bu stres mevzusu biraz farklı. Diğer 16 hastalığın oluşması biraz zaman alabiliyor ama 17. problem maalesef hemen etkili. Depresyon. Hem bizim hem de çevremizin anlık yaşamını etkileyen çağımızın hastalığı ve mutsuzluğumuzun asıl kaynağı.

''Zaten stresliydik, bize bunları okuttun; stres düzeyimizi katladın bravo'' diyorsunuz ve haklısınız bu kadar karamsarlık yeter. Artık ne yapılabilir ona bir bakalım.

Mesela muz yiyebilirsiniz. Evet evet, muz yediğinizde vücudunuz bir miktar endorfin (mutluluk ve antistres hormonu) salgılar. Sonra çikolata var seratonin kaynağı. Mesela durmadan 1.5 dk ağız dolusu gülümseyin hemen endorfin salınımı artıyor. Ama tüm bunlar az miktarda ve kısa süreli. Endorfinin asıl kaynağı egzersizdir.

Duke Üniversitesinde yapılan araştırmalar egzersizin antidepresan hapları kadar etkili olabildiğini ortaya koymuştur. Yapılan çeşitli araştırmalar egzersizin yeni beyin hücrelerinin nöronların oluşumunu tetiklediği ve genel beyin performansını artırdığını ortaya koydu. Düzenli egzersiz yapıldığında beyin kaynaklı protein olarak bilinen BDNF düzeyleri vücutta artıyor. Daha iyi karar verme, düşünme, iyi yapma, öğrenmeye yardımcı oluyor.

Egzersiz, diğer yandan lenf ağının etkinliğini artırarak bağışıklık sisteminin güçlenmesine etki etmektedir. Bu da, organizmanın strese ve fizyolojik rahatsızlıklara karsı daha dirençli hale gelmesini sağlamaktadır.

Fallon ve Hausenblas (2005), üniversite öğrencileriyle beden imgesi üzerine yürüttükleri çalışmada katılımcıları egzersiz yapan ve yapmayan olarak ayırmışlardır. Araştırma sonuçlarına göre egzersiz yapan grubun depresyon, kaygı ve öfke düzeylerinin egzersiz yapmayan gruba oranla daha düşük olduğu saptanmıştır.

Tüm bu araştırmalar gösteriyor ki stresi azaltmak, stres nedeniyle oluşabilecek pek çok rahatsızlığı ortadan kaldırmak ve en önemlisi günümüz koşullarında mutlu olmak için egzersiz hayatımızın merkezinde olmalı.

EGZERSİZ YAP MUTLU OL

@sehmusdemirr.