[Alt-Text]
YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.harpersbazaar.com.tr

Lodosçular!

12.02.2013, Salı

Eskiden İstanbul’da deniz kenarlarına, lodos vakti adına Lodosçular denen kişiler inermiş. Güzel şehriminki de pek meşhurdur.

Deniz aldığını mutlaka geri verir ya!
Aslında doğa ondan aldığımızı da geri alır ve sonra geri verir isterse, iki örnek de doğrudur ve şaşmaz.
Burada anlatacağım durum ise çok enteresan ve bir o kadar da gerçek. Hani yazın denize gireriz de süsümüzden hiç ödün vermeyiz ya; yüzük, bilezik, kolye, Allah ne verdiyse takıp cumburlop atlarız denize kuyumcu dükkanı misali.
İşte deniz de ne yapar eder, hop kaydırıp, alıverir içine tüm ziynetleri. Siz hava atayım derken hava olur hepsi… Serinlemek için girdiğin mavi sulardan dımdızlak çıkarsın. Kendi kendine iyi oldu bana diyesin gelir, boğulma pahasına dalar çıkarsın ararsın ama nafile…
İşte bu durumu bilen ve adına Lodosçular denen kişiler, lodosu bol güzel İstanbul'umun deniz kenarlarında soluğu alırmış, denizin aldığını geri verdiği bu anlarda sebeplenmek için. Artık Allah ne verdiyse…
Bir İstanbul lodosunda, Beşiktaş balıkçıklar çarsından aldığım balıkları eve götürdüğümde annem "bu balıklara lodos vurmuştur niye aldın?" deyince ben aynen olay mahalinden uzaklaştım. Ertesi gün üstat İbrahim Sadri'ye sordum "balığa lodos vurur mu?" diye, O da sağolsun kocaman yüreği ile ve bilgi dünyasından Lodosçuları anlattı bana… Çok sevdim bu tabiri ve bir bilgi daha kaptım üstatdan diye daha da sevindim.
Şimdi bir de kendime ve sizlere soruyorum; bizler Tek olanın yarattığı kıymetli, ziynet gibi varlıklarız ya çok şükür, insanız ya, bizler de denizlerde kaybolup savruluruz ya zaman zaman.
İşte bu hallerde iken, medcezirler bittiğinde ve sahile vurduğumuzda bizi bekleyen Lodosçu dostlarımız var mıdır? Kaç tanedir?...

BİZE ULAŞIN