YAZIYI GÖNDER
Adınız, Soyadınız
E-posta Adresiniz
Alıcı E-posta
Mesajınız
www.harpersbazaar.com.tr

3 ay süren tatil yapmışlar; annelere hiç acımamışlar

19.06.2015, Cuma

Okullar tatile girdiği ilk günlerde annem hep çok duygusal olurdu ben küçükken. Gözleri dolu dolu olurdu evde beni her görüşünde.

"Ne de olsa koca bir kış boyunca beni az gördü. Şimdi sürekli gördüğü için duygulanıyor sevinçten" diye düşünürdüm ve iyice yapışırdım eteğine. Yani eteğine yapışma sürelerim kısa olurdu ama evde oradan oraya koşarken ya da düz duvara filan tırmanırken annemle karşılaştığımız zaman hemen koşar sarılırdım evde olmama iyice sevinsin diye. Sokakta oynarken de yakınında olduğumu anlasın ve sevinci perçinlensin diye seslenirdim sürekli:
"Annnneeeee para"
"Annneeeee biz parka gidiyoruz"
"Annneeeeee Zeynep'e gitcem ben"
"Para"
diye bağırdığımda hemen fırlatırdı balkondan parayı ama bir yere gideceğimi beyan ettiğimde saçları diken diken olurdu. Hemen aşağıya inerdi ve beni kendisi götürürdü. O kısacık zaman aralıklarında bile benden ayrı kalmak istemezdi. Sonra yazlığa giderdik. Yazlıkta olduğumuz süre boyunca gündüzleri göz hapsinde tutardı, beni görmelere doyamadığı için. Akşamları da abimleri göz hapsine alırdı. Çok mutlu olurdu hepimiz gözünün önündeyiz diye.
Bazen babamla gizli gizli konuştuklarını duyardım. Bizim okumamıza ne kadar önem verdiklerini anlardım o konuşmalardan.
Annem: "Ali, ben dayanamayacağım. Ne zaman açılacak okullar"
Babam: "Daha çok var. Dayan"
Annem: "Ya hiç açılmazsa"
Babam: "Olur mu canım öyle saçma şey. Açılır. Açılır yani dimi?"
Annem: "Yaz okuluna yollaydık keşke kızı. Keçi gibi bütün gün oradan oraya tırmanıyor. Aklım çıkacak gibi oluyor"
Babam: "Kışın ne güzeldi. Her gün okula gidiyordu. Akşamları ödevini yapıp, uyuyordu."
Annem: "Bi de arkadaş canlısı oldu aksi gibi. Her gün bir başka arkadaşının bize gelmesini ya da bizim onlara gitmemizi istiyor"
Babam: "E kabul etme sen de. Her dediğini yapmak zorunda mısın?"
Annem: "E başka türlü oyalanmıyor ki. Geçen gün evden çıkmasına izin vermedim. Sıkıntıdan gümüşleri ojeyle boyamış"
Babam: "Açılsa bir an önce şu okullar"
Her gece bu tip sohbetlerle bizim eğitim hayatımızı konuşurlardı. Çok üzülürdüm onlar için. Hem okula gitmemizi istiyorlardı, hem de yakınlarında olduğumuzda seviniyorlardı. Anne- babalık çocuğun geleceği için onları özlemeyi bile göze almak demekmiş demek ki diye üzülürdüm…

Böyle düşünürdüm çocukken. Meğer aşırı yanılmışım. Annemin gözleri sinirden doluyormuş meğer. Yerinde durmak bilmeyen ve evde yaşıtı olmayan bir çocuğu üç ay boyunca oyalamak zorunda kalmanın azabını yaşıyormuş meğer canım annem…
Ben bunu yeğenlerim ve arkadaşlarımın çocukları olduktan sonra anlayabildim. Bir gün kuzenimle otururken sıkıntılı olduğunu fark edince sordum "Nen var?" diye.
"Okullar tatile girecek" dedi içini çekerek.
"Aaa ne güzel"
dedim sevinçle ve gözleri deli deli bakmaya başladı birden.
"Nesi güzel be? Bütün gün evde olacaklar. Durmadan bişey isteyecekler. Tüm programlarımı onlara göre yapacağım. Sürekli Ezgi Can'ın ve Berke'nin anneleriyle görüşeceğim. Tableti kırıp, Ipad isteyecekler. Biri havuz isterken, diğeri deniz diye tepinecek." şeklinde bitmek bilmeyen bir ağıt yaktı o deli bakışının ardından da…
"Nasıl yani ya? Yani anneler çocukları tatile girdiklerinde sevinmezler mi?" dedim çocukluğumu gözümün önüne getirmeye çalışarak.
"Yok be! İki günlük tatiller filan sorun değil ama 3 ay nedir abi ya? İnsan evladına böyle zulüm yapılır mı?" diye açıkladı.
"Annem okullar kapanınca sevinçten ağlamıyordu yani öyle mi?" dedim bu kez her şeyi o kadar yanlış anlamış olduğuma inanamayarak.
"Hayır, ben de annemin sevinçten ağladığını sanıyordum ama kendi çocuklarım olduğunda anladım neye ağladığını" dedi.
Evet, ben bu gerçeği öğrendikten sonra etrafımı dikkatle izlemeye başladım. Yeğenlerimin nasıl hiç susmadan taleplerde bulunduklarını ve annelerinin 3 ay boyunca onlara bağımlı bir halde yaşadığını idrak ettim.

Yaranızı deşmek gibi olmasın ama kısaca;
Çocukları tatile giren tüm annelerin yaklaşık 90 gün sürecek olan;
"Sıkıldım"
"Denize gidelim"
"Sıkıldım"
"Havuza gidelim"
"Sıkıldım"
"Doruk bize gelsin"
"Sıkıldım"
"Ceylin'in evine gidelim"
"Sıkıldım"
"Bahçede oynayacağım"
"Sıkıldım"
"Ipad istiyom ben"
"Sıkıldım"
"Yeni oyun alabilir miyiz?"
süreci hayırlı olsun.
Çocuklar size ise iyi tatiller… Siz bu tatili hak ettiniz. Elinizden geleni ardınıza koymayın, kudurun kudurabildiğiniz kadar ve istediğiniz her şeyi almak için savaşın…
Sevgiler…