“Cesur olup farklı şeyler yapmak istiyorum”

Charlize Theron'un Hollywood Güzelliğini Yenileyici Yaklaşımı

Giriş Tarihi: 04.09.2023 16:34 Güncelleme Tarihi: 05.09.2023 09:33

Aktris, yapımcı ve Dior Parfums marka elçisi Charlize Theron, kırmızı halıdaki boy gösterisinden filmlerde kendi makyajını yapmaya kadar bize neden her zamankinden daha güzel hissettiğini anlatıyor.

Yazı Bridget March / Çeviri Ece Büyükçolpan

Charlize Theron, zamanımızın en etkili ve Hollywood geleneklerini yıktığı kadar onları temsil eden güzelliğe sahip olmasıyla tanınan az sayıdaki aktristen biri. O, bazen klasik sarışın bomba görünümünün ta kendisi (ya da Dior Parfümleri reklamlarında yansıtıldığı gibi, neredeyse yirmi yıldır J'adore'un yüzü olarak hizmet veren altın saçlı bir tanrıça) geri kalan zamanlarda da - sadece sanatı adına değil, aynı zamanda alışılmadık olanda "gerçek güzelliği" bulduğu için kırmızı halıda makyajsız ve tartışmalı saç modelleri ile karşımıza çıkan o ikonik aktris.

Görüntülü görüşmemizde bana: "Birçok kadının saçları ile çok ilgilendiğini biliyorum ama ilginç bir şekilde ben öyle değilim," diyor. "Benim için saçlarımı tamamen kesmek ya da saçlarıma tuhaf şekiller vermek problem değil." Profesyonel oyuncu olan Theron'un film setlerinde oynadığı karaktere dönüşmesi için fiziksel dönüşümler yapması elbette ki gerekiyor. "Furiosa için saçlarımı tıraş etmek, kesinlikle çok sevdiğim ve karakter için oldukça büyük bir ifadeydi. The Old Guard 2 için de mullet saç kesimini denedim ve bu stile de bayıldım, 'Tam bir punk rock ve Patti Smith havasında!'dedim kendi kendime. Daha sonra Hızlı ve Öfkeli 9 için çanak kesim saç modelini denedim ve set dışında bu modeli kullandığımda insanların verdiği tuhaf tepkilere rağmen, bunu da sevdim açıkçası. Bence bu şeyler belirli bir zaman kapsülüne sığdırılmamalı," diyor, "Cesur olmak ve farklı şeyler yapmak istiyorum."

Theron için, bazen işleri farklı yapmak daha az şey yapmak anlamına geliyor. Kırmızı halı görünümlerinin yanı sıra, rol aldığı filmlerde de sıklıkla kendi makyajını yapıyor; bu, onun gibi bir aktrisin dünyasında nadir görülen bir durum. "Sektörümde saç ve makyaj departmanlarında çalışan personele büyük saygı duyuyorum ve açıkçası onlar olmadan asla yapamayacağım birkaç görünüm yaratmayı başardım," diyor ve şöyle devam ediyor: "Aynı zamanda yaratılması gereken birçok karakteri canlandırıyorum ve hiçbiri makyaj koltuğundan çıkmış gibi görünmüyorlar; bu yüzden bence her şeyin başladığı yer tam olarak burası oluyor." "Yaratıcılığın, belki de daha fazlasını değil, daha azını yapmak olduğunu anlayabilen insanlarla çalışmayı seviyorum," diye ekliyor.

Öte yandan, ağır makyaj ve protez kullanılarak hayat verdiği rollerin kraliçesi olan Theron "bütün bunlar cildinizi gerçekten de etkiliyor," diyor. Bu nedenle "Bir oyuncu olarak cilt bakımına her zamankinden daha çok değer verdiğimi düşünüyorum. Böyle düşünmemde estetik açıdan dönüştürücü karakterlere hayat vermemin etkisi tabii ki oldukça büyük," diyen Theron, cildini yenilemek için gerçekten yatırım yaptığını ifade ediyor.

Cildini düzgün bir şekilde temizlemenin, buhar vermenin ve ardından nemi cildine hapsetmenin onun cilt temizliğinde bir süreç olduğunu belirten Theron, güzellik rutinine sahip olmadığını söylüyor. "Güzellik konusunda inanılmaz seviyede ritüelci olan kız arkadaşlarım var; bir dizi senaryoları var ama ben kesinlikle onlardan biri değilim," diyen Theron için bu bir yolculuk. "20'li yaşlarımda makyajımla uyur, ertesi sabah uyanır, pamuklu çubukla makyajımı temizler ve hemen dünyaya dönerdim. 30'lu yaşlarımın ortalarına veya sonlarına geldiğinizde 'Ah, işte bu yüzden yüzünüz için nemlendiriciler üretiyorlar!' diye düşünüyorsunuz. Sanırım yaşlandıkça, cildiniz hakkında kendinizi daha fazla iyi hissetmek istiyorsunuz, bu da size iyi hissettiriyor," diyor cilt bakımının önemi hakkında Charlize Theron.

"Yaşlandıkça kendimi daha güzel hissettim."

"Yaşlandıkça kendimi daha güzel hissettim. Bunun nedenini anlamaya çalıştığımda, daha fazla güçlendiğimi hissetmem olduğunu fark ettim," diye açıklıyor 48 yaşındaki Theron, kendi kişisel güçlenmesine atıfta bulunarak. Kendini her zamankinden daha iyi tanıma duygusuyla "Artık saçmalıklara ayıracak vaktim yok. Yaşım ilerledikçe kendimi daha rahat hissediyorum ve bence bunun büyük bir kısmı gücümü bulduğum ve gerçek mutluluğa sahip olduğum için," diye düşünerek hareket ettiğini belirten Theron, buna istediği zaman ve ne şekilde anne olmayı tercih etmesinin de dahil olduğunu söylüyor, "Bunların hiçbiri benim için iyi bir yedekleme seçeneği olmadı; hepsi hayatımda istediğim, netlik kazanmış şeylerdi ve onlaraı kucaklayabilecek kadar şanslıydım. Beni gerçekten ama gerçekten mutlu ediyorlar. Mutlu olduğunuzda bir aynanın önüne geçersiniz ve 'Vay be, çok iyi görünüyorum,' dersiniz. 'Duş bile almadım ama şuna da bakın!'"

BİZE ULAŞIN