New York’ta Şubat 2024

02.02.2024, Cuma

Ocak ayında Winter Jazz festivali 20. yılını kutluyor. Cazın tüm yelpazesine yer veren festival, klasik caz duayenlerini aynı sahnede bir araya getirerek emprovize edilen parçalar eşliğinde çok özel bir deneyim sunacak. Başka sahnelerde yeni nesilin yaratıcı isimlerine yer vererek cazın gelişiminin ve ilerlemesinin önünü açacak. Ne de olsa caz burada bir kültürel nefes ve varoluş meselesi...


25 Şubat – 28 Temmuz tarihleri arasında Metropolitan Sanat Müzesi, iki savaş arası dönemin önemli bir Afro-Amerikan hareketi olan Harlem Rönesansı'nı sergileyecek. Bu büyük sergi, yaklaşık 160 resim, heykel ve fotoğraf aracılığıyla akımın kapsamını araştırıyor. Bir asır önce Amerika şehirlerinin siyahi mahallelerinde ortaya çıkan sanatsal ve toplumsal hareketi sunuyor.


15-18 Şubat tarihleri arasında International Fine Print Dealers Association, 31. edisyonunu Park Avenue Armory'de sanatseverlerle buluşturacak. IFPDA Baskı Fuarı, baskı ve baskı resim sanatına adanmış en büyük uluslararası sanat fuarı olup eski ustalardan çağdaşlara kadar dönemleri ve tarzları kapsayan, koleksiyonerler ve küratörler için mutlaka görülmesi gereken etkinliklerin başında geliyor. 9-14 Şubat New York Fashion Week, 11 Şubat'da Super Bowl ayın diğer önemli günleri. Bu ay aynı zamanda Black History Month kapsamında Afrikalı Amerikalıların başarıları da çeşitli etkinliklerle kutlanacak.

"Klimt Landscapes" Neue Galerie


Gustav Klimt'in manzara türündeki pastoral tasvirlerinden oluşan bu büyük sergi, Avusturya kırsalında yaz tatili yaptığı sırada ortaya çıkardığı önemli tabloları içeriyor. "Klimt Landscapes", Klimt, kariyerinin son yirmi yılında, Avusturya'nın sakin gölleriyle tanınan Salzkammergut bölgesindeki Attersee'de yaptığı yaz tatilleri sırasında enerjisinin büyük bir bölümünü manzara resimlerine ayırdı. Tamamen kendi zevki için yarattığı bu pastoral sahneler onun en çok aranan tabloları arasında yer aldı. Çoğu kare formatta yapılmıştı; bu onun fotoğrafçılığa olan hayranlığının bir yansımasıydı. Sergi de Klimt'in manzaralarını daha geniş bağlamda inceliyor ve tarzının tarihselcilik ve akademik gelenekten beslenen bir stilden Sembolist eğilimleri benimsemeye doğru evriminin izini sürüyor. Aynı zamanda bu seçki Klimt'in ömür boyu dostu olan moda tasarımcısı Emilie Flöge ile ilişkisini de ele alınıyor. Golden Style'ın başyapıtı olan 1907 Adele Bloch Bauer I portresi de dahil olmak üzere, sanatçının kariyerinin her döneminden eserleri Neue Galeri'de karşınıza çıkıyor. Klimt Landscapes sergisi Neue Galerie'de 6 Mayıs tarihine dek sanatseverlerin ilgisine sunuluyor.

Joan Synder: Come Close


83 yaşındaki Joan Snyder'ın gürültülü, korkak, garip, şiirsel ve akıllı resimleri, dokulu kısımlarını göz önünde bulundurursak, yorganlara benziyor. Ama aynı zamanda bunlara sihirli halılar da diyebiliriz. Come Close'daki şekiller, işaretler ve görüntüler sanatçının onlarca yıllık özel stüdyo çalışmalarından elde edilmiş. Gösterişli imalar ve karmaşık biçimsel stratejiler içeren resimleri ve 1970'lerdeki Pond Dreaming'deki "darbeli" işlerini anımsatan işaretleri yapıtlarının merkezinde yer alıyor. Bu da eserlerini soyutlama ve temsil arasında konumlandıran sanatçının pratiğini eşsiz kılıyor. Müzik ise onun için vazgeçilmez bir ilham kaynağı ve renkleri duyabiliyormuş gibi hissettiren bir deneyim. Hızlı bir şekilde kalemle yapılan eskizler, röntgen ışınlarına veya diyagramlara benziyor. Snyder, kenar boşluklarını, kullanmak istediği olası malzeme ve renklere ilişkin notlarının yanı sıra günlük duygu ve düşünceleriyle dolduruyor. Defterleri yıllar boyunca periyodik olarak yeniden ziyaret ediyor ve onları tekrar anarken kayıtlar yapıyor. Soyut resmin temsilcisi Joan Synder'ın bu özel sergisini Canada Galery'de 24 Şubat tarihine dek keşfedebilirsiniz.

Cindy Sherman


Cindy Sherman, New York'ta yaşıyor ve çalışıyor. Çığır açan fotoğrafları, kırk yılı aşkın bir süredir çağdaş medyada temsil ve kimlikle ilgili temaları sorguluyor. 1970'lerin sonunda Pictures Generation grubuyla Sherrie Levine, Richard Prince ve Louise Lawler gibi sanatçıların yanı sıra öne çıkan Sherman, 1972'de Buffalo State College'da sanat eğitimi alarak yönünü fotoğrafçılığa çevirdi. 1977'de, New York'a taşındıktan kısa bir süre sonra da eleştirmenlerce beğenilen Untitled Film Series'e başladı. 69 siyah beyaz portreden oluşan Untitled Film Series'de sanatçı, Hollywood resimlerinden, film noir ve B movies'den ilham alan sayısız basmakalıp kadın karakter ve karikatürü canlandırıyor. Kendi görünümünü değiştirmek ve tanıtım filmi görüntülerini andıran fotoğraflar yaratmak için çeşitli kostümler, dekorlar ve arka planlar kullanan seri, o zamandan beri sanatçının pratiğini meşgul eden tüketim kültüründe yapaylık ile kimlik arasındaki gerilimi araştırıyor.
Sergi 16 Mart'a kadar Hauser& Wirth'de izleyicisi ile buluşuyor.

BİZE ULAŞIN