Star Wars'un modaya etkisi

Devam filmleri ile beslenen Star Wars efsanesi o günden bugüne hiç eksilmeden büyürken, 32 senedir modanın en zengin referanslarından biri olmaya devam ediyor.

Işık Cansu Canayak

Dünya gezegeni fanilerinin uzak uzak bir galakside yaşayan Luke, Leia ve Han'la ilk tanışmalarının üzerinden seneler geçti. George Lucas'ın yönetmenliğini yaptığı serinin ilk filmi Yıldız Savaşları (1977) gösterime girdiği andan itibaren tartışmasız bir global fenomene, bir popüler kültür meselesine dönüşmüş ve iki filmle devam ederek üçlemenin ilk ayağını oluşturmuştu.

Bundan 16 sene sonra üçlemenin ikinci kısmı da senelere yayılarak vizyona girdikten sonra bunu uzun bir sessizlik dönemi takip etti. Ta ki J.J. Abrams yönetmenliğinde serinin VII. filmi Güç Uyanıyor'un 2015 yolda olduğu bilgisi gelinceye kadar. Sonrası yıldız tozları, deli bir heyecan. Öyle ki, aradan bunca sene geçtikten sonra dahi hayranlarının üstündeki gücü baki kalmış bir efsane bu. Ve tüm bunlar bize uzak uzak galaksilerle dünyalıların modasının birleşiminden hiç de fena sonuçlar çıkmayacağını düşündürüyor.

Konuyla ilgili moda referansları çok daha eskilere gitse, Star Wars birçok koleksiyona ilham kaynağı olmuş olsa da onca materyal içinde kaybolmamak adına 2000'li yıllarda kalalım: Yıldız Savaşları fenomeninin 1970'ler sonralarında yarattığı metalik ışıltılarla dolu adam ve kadın siluetlerinin podyumda karşılık bulmaları aslında yeni bir şey değil. Örneğin Acne Studios'un 2010 yılı Şubat ayındaki şovu için markanın kreatif direktörü Jonny Johansson, Yıldız Savaşları'ndan esinlenerek yaratılan animasyon dizisi Klon Savaşları'ndan ilham almış; nedenini ise büyük oğlunun ciddi bir Star Wars fanatiği olmasını göstermişti. Tabii işin bir de yaratıcı çekiciliği vardı: "Uzaya dair herkes ve her şeyin futuristik görünmesi fikrini seviyordum. Zaten metalik ışıltıları, parlak ve sade tasarımları hep çok sevmişimdir," diye açıklamıştı bunu. Rodarte'nin kurucuları Kate ve Laura Mulleavy'nin 2014 Sonbahar / Kış sezonu için gözlerini diktiği galaktik yolculukların sonunda ise Skywalker, R2-D2, C-3PO ve Yoda karakterleri, desenlere dönüşmüş halleriyle elbiselerin kumaşlarına zarifçe sızıvermişti.

Star Wars: Güç Uyanıyor gösterime girmeden çok önce heyecanı herkesi sarmıştı sarmasına ama tarih yakınlaştıkça organizasyonlar hızlandı. Mesela, Bloomingdales Force 4 Fashion adını verdiği işbirliği için 10 ünlü tasarımcıyı bir araya getirdi. Cynthia Rowley, Diane von Furstenberg, Giles Deacon, Halston, Opening Ceremony, Ovadia & Sons, Parker, Rag & Bone, Timo Weiland ve Todd Snyder, Star Wars'un ana karakterlerinden esinlenen birer couture tasarım yaratarak; bunları 2 Aralık gecesi New York'ta yapılan filmin öngösteriyle birlikte sundu. Söz konusu 10 ikonik tasarım, gecenin hemen arından Bloomingdale's'in New York'taki ana mağazasının vitrinlerinde, tam da Noel ve yeni yıl nedeniyle herkesin gözlerini
vitrinlerden alamadığı bir dönemde sergilendi.

Yolculuğun en son adımında ise geliri çocuklara dair bir hayır kurumuna bağışlanmak üzere tasarımlar charitybuzz.com üzerinden açık arttırmaya çıkarıldı. Her anlamda şahane bir işbirliğiydi bu; çünkü herkes kazandı. Star Wars, kendi efsanesini güçlendirdi, bahsi geçen isimler bu tasarımları hazırlarken en çok kendileri eğlendi ve günün sonunda tüm bunlardan yardıma muhtaç çocuklar da fayda sağladı. Yani bu kez güç herkeste, herkesleydi.

Benzer bir organizasyon ise New York'tan birkaç gün önce Londra'da, Star Wars Event: Fashion Finds the Force adı altında düzenlenmişti. Tasarımcılar Nasir, Mazhar, Agi & Sam ve Phoebe English gibi isimler online bir açık arttırmanın parçası olmuştu. Phoebe, bir tasarımında uzay yolculuğu ilhamlı bir Stormtrooper yaratırken, Preen hafif kumaşlarla tasarladığı, kılıç desenli bir elbiseyle buna karşılık vermişti. Star Wars'un kreatif direktörlere tasarım anlamında bu denli bol malzeme sunabilmesi, kostüm ve aksesuarlarının gelecekte bir zamana ait olmakla beraber; tam olarak herhangi bir zaman ve mekana da ait olamamalarında gizli. Geometri derslerindeki sonsuzluk doğrusu gibi, okun ucu açık gibi geliyor, düşününce. Bu yüzden kimse yıldız savaşlarının unsurlarından sıkılmıyor.

2016 İlkbahar / Yaz sezonu ile Star Wars arasındaki ilişkiye baktığımızda ise çokça metalik kumaş, kadife, ışıltı, yüksek performanslara uygun materyal ile deri ve suni kauçuk görüyoruz. Vetements'in maksi boy eteklerinin desenlerinde filmin muhtelif posterlerine rastlarken; Alvarno'da, markanın Disney ile yaptığı işbirliği ile ortaya çıkan kapsül koleksiyonda ise kötülerin maskelerini desene yansıtmak için kristallerin kullanıldığını görüyoruz. Genel olarak renk paleti beklenildiği üzere gümüş ve dorenin tüm tonları, siyah, beyaz ve turuncu arasında seyrediyor. Makyajda ise pembe ve tonları ağırlıkta. Star Wars'un uyanan gücüyle moda arasındaki işbirliğinin bize hatırlattığı estetik bilgilerden bir diğeri ise turuncu ile beyaz arasındaki sakinleştirici uyum. Céline'in 2015 Sonbahar / Kış koleksiyonunda kullandığı gibi, beyaz bir tişörtü turuncunun en iddialı tonlarıyla kombinlemekten çekinmeyin.

Tüm bu eğlenceli ve yaratıcı süreçlerin belki de en güzel yanı, içerdiği teknik bilgiler ve konusu nedeniyle Star Wars'un genelde erkeklerin tekelindeki bir efsane olduğu yargısının artık kırılmış olması. 2016 İlkbahar / Yaz sezonu da dahil olmak üzere son senelerde Rodarte'ten Diane von Furstenberg'e, kadın giyim markalarının konuya ilgi gösterip muazzam tasarımlar yaratmaları sayesinde algılar baştan tanımlandı. Force Awakens'ın yönetmeni J.J.Abrams da hemfikir: "Eskiden babaların oğullarıyla birlikte sinemaya gidip izlediği Star Wars'un bundan böyle anne- kız da gidilebilecek bir film olarak algılanmasını umuyoruz." Madem öyle, o halde güç tüm kadınlarla, yıldızlarla, modayla ve sinemayla olsun!

BİZE ULAŞIN