New York'ta Aralık

07.12.2019, Cumartesi

Bu şehirde Aralık, Beşinci Cadde boyunca göz kamaştırıcı vitrinlere bakarken, Times Square’de dünyanın dört bir yanından gelen milyonlarca insanla birlikte yeni yılı parıldayan gökyüzü altında kutlamak demek.

Noel büyüsünün yaşandığı Rockefeller Center, muhteşem süslemeleri ile kentin en ünlü Noel ağacına ev sahipliği yapıyor. 75 yıl öncesine dayanan bir gelenek olan Ağaç Aydınlatma Töreni, New York'taki tatil mevsiminin en önemli aktivitelerinden. 4 Aralık'taki etkinlik ünlü şarkıcı ve grupların canlı performanslarına sahne olacak. Her yıl Manhattan'ın amiral gemisi mağazalarında 1 Ocak'a kadar sergilenen, özenle tasarlanmış Christmas Holiday pencerelerini izlemek de büyük eğlence. New York'un en çok aranan Noel adreslerinden olan Bryant Park'taki Bank of America Kış Köyü, Union Square Park ve Columbus Circle da yılbaşı süslemeleri ve hediye alternatifleri için harika adresler. Aralık'ta New York'un öne çıkan sanat etkinliklerine gelince...

YAYOI KUSAMA, EVERYDAY I PRAY FOR LOVE

Yayoi Kusama, David Zwirner'de ilk defa sergilenen ve yeni resimleri ile heykellerinden oluşan etkileyici serisi Infinity Mirrored Room Dancing Lights That Flew up to the Universe 2019 ile yer alıyor. Günümüz sanat tarihi içinde benzersiz bir konuma sahip olan Kusama, 60lı yıllarda pop art ve minimalizmin ilk özümsenmesinden bu yana, küresel izleyiciyle rezonansa giren oldukça kişisel bir çalışma yarattı. Belirgin bir şekilde fark edilebilen çalışmaları, sık sık hem mikroskobik hem de makroskobik evrenleri anımsatan nokta gibi tekrarlayan unsurlardan oluşuyor.

Sergi, sanatçının ikonik My Eternal Soul serisinden yeni resimlerini tanıtıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde ilk defa görülmek üzere daha samimi bir formatta oluşturulan bu eserler, çizgi ve formun tekil keşifleri. Çok ayrıntılı, yine de cesur renk keşifleriyle soyut ve figüratif. Kusama'nın işleri, yansımaları ile izleyicilerini saran, süreklilik ile sonsuzluk izlenimini pekiştiren ve her şeyi kapsayan organik görünümlü bulut benzeri formların bulunduğu bir çevre yaratıyor. İlk defa sunulan seride sonsuz alanın sürükleyici ve şiirsel bir deneyimini yaşayacaksınız.

Sergiye, ziyaretçilere David Zwirner Books tarafından yayınlanan ve sanatçının çoğu daha önce yayınlanmamış metin ve şiirlerinden oluşan bir katalog eşlik ediyor. Bu kaçırılmayacak sergi, 14 Aralık tarihine kadar David Zwirner 20th St'de görülebilir.


HANS HAACKE, ALL CONNECTED
New Museum, otuz yılı aşkın çalışmalarını inceleyen ilk büyük Amerikan müzesi sergisi ile Hans Haacke'nin büyük bir retrospektifini sunuyor. 60 yıl boyunca Haacke; kinetik sanatında, çevre sanatında, kavramsal sanatta ve kurumsal eleştiride öncü oldu. Bu retrospektif, sanatçının kariyeri boyunca yarattığı otuzdan fazla eseri bir araya getirecek ve özellikle ürettiği, dolaştırdığı ve sergilediği sosyal, politik ve ekonomik yapıları kapsayacak uygulama parametrelerini genişletme yöntemine odaklanıyor.

Sergide, çoğu Haacke'in nadir görülen kinetik eserleri, çevre heykelleri ve 60'ların sonundaki, 70'lerin başındaki ziyaretçi anketleri yer alıyor. Bütün bu tartışmaların merkezinde ise sanatta estetik konusu var. All Connected, 70'li ve 80'li yılların eserleri, aynı dönemin kurumsal sponsorları, sanat enstitüleri ve politik girişimlerin aynı dönemdeki diğer üyeleri, eski dönem işleri, müze koleksiyonları ve bugünün işlerini hesaba katarak, global kapitalizm, milliyetçilik ve insani krizlerin kavşağında dünya ile ilgili asıl soruları araştırıyor. 26 Ocak tarihine kadar New Museum'da görülebilir.


MIKE KELLEY, TIMELESS PAINTING

40 yıllık kariyeri boyunca Mike Kelley, dikkat çekecek derecede çeşitlilik gösteren işleri ile bir dizi medyada yüksek kültür ve düşük kültürü bir araya getirdi. Eleştirilen ve yerine geçen estetik düzen ile geleneksel düşünceyi; kutsallık ile saygısızlık kavramlarını birleştirdi. Mike Kelley Sanat Vakfı ile işbirliği içinde düzenlenen bu sergide, 1994-2009 yılları arasında 15 yıllık bir süre boyunca yarattığı farklı serilerinden sanatçının resim ortamına olan bağlılığını ön plana çıkaran resimleri yer alıyor.

Timeless Painting hem unvanını hem de kavramsal başlangıç noktasını, birçok eserin ortaya çıkmasına neden olan 'kompozisyon yaklaşımı'ndan alıyor. The Thirteen Seasons, Cult Paintings, Missing Time Color Exercise dahil olmak üzere 12 eser grubundan örnekler içeren sergi, Kelley'nin resimlerinde rengin dikkat çekici bir şekilde keşfedilmesini vurguluyor. Kelley'nin karma medya enstalasyonu Profondeurs Vertes'in de (2006) sunulduğu sergi ABD'de ilk kez gösteriliyor. İzleyiciler, Timeless Painting'de sanatçının geleneksel Amerikan resim kültürü üzerinden Amerikan popüler kültürüne olan ilgisini yeniden oluşturmak için bir fırsat olarak gördüğü heykel, enstalasyon veya çizimlerini inceleyebilirler. 25 Ocak'a kadar Hauser & Wirth'de izleyicisini bekliyor.


FÉLIX VALLOTTON, PAINTER OF DISQUIET

Félix Edouard Vallotton, 1865'te Lozan'da doğdu. 17 yaşında Académie Julian'a girmek üzere Paris'e gitti, 1885'te resimleri Salon des Artistes Français'de sergilendi. Vallotton, geliştirdiği teknikle her ayrıntıyı dikkatle ve pürüzsüz bir yüzey oluşturarak çalıştı. Painter of Disquiet, sanatçının kariyerinin ressam ve print maker olarak önemli anlarını kapsıyor. Sergideki boyalı portreler, aydınlık manzaralar ve iç anlatılar sanatçının psikolojik tansiyonunu temsil ediyor. İsviçre doğumlu ve Paris eğitimli Vallotton, Paris'in kalıcı görüntülerini yarattı.

19. yüzyılın sonlarında ve 20. yüzyılın başlarında Paris'i sürükleyen radikal estetiğe tanık olan Vallotton kendi tekil sesini geliştirdi. Bugün onu, neslinin kendine özgü bir sanatçısı olarak tanıyoruz. Hicivsel zekası, yıkıcı hiciv ve alaycı mizah sanatsal prodüksiyonunun her yerinde belirgin olarak yer alıyor. Vallotton'un 1890'lardaki etkileyici gravürleri, birinci sınıf print maker olarak ününü sağlamlaştırırken, sol politikasını cesurca mesajlaştırdı. Bu sergide ilk defa Picasso'nun efsanevi portresi de sergileniyor. Sergi, 26 Ocak'a kadar The Metropolitan Museum of Art'da görülebilir.


RASHID JOHNSON, THE HIKERS
Hauser & Wirth, Amerikalı sanatçı Rashid Johnson'ın yakın tarihli çalışmalarından oluşan sergisi The Hikers'ı izleyici ile buluşturuyor. Sergi, Johnson'ın seramik ve karo mozaiklerini, kolaj edilmiş tablolarını, ABD'de ve dünya çapında hissedilen siyasi ve sosyal kargaşanın yarattığı kaygı ve kaçış olaylarına sürekli olarak dikkat çektiği büyük heykelini bir araya getiriyor. Merkezinde ise Johnson'ın son filmi yer alıyor. Hikers, Johnson'ın mozaiklerinin parçalanması ve toplanmasından oluşan biçimsel bir aranjman ile ortaya çıkıyor. İzleyici ilk olarak üç anıtsal mozaikle karşılanıyor; çok renkli seramik ve aynalı karo, yağ çubuğu, siyah sabun, balmumu ve kırmızı damgalı meşe parke.

Bu eserler, Johnson'ın Anxious Men ve Anxious Audiences (2015- 2018) serilerinde beyaz mozaiklerin üzerine siyah sabun ve balmumu ile oluşturulmuş soyut yüzlerle ortaya çıktı. Broken Crowds' da (2019) olduğu gibi, tek başına veya gruplar halinde canlandırılmış bu kırık figürler, değişen toplumsal gerçekliklerin ortasındaki toplu ve bireysel kimliklerle konuşuyor. Hikers, Johnson'ın aynı isimli 16mm filmiyle doruğa çıkıyor. Yedi dakika süren filmde, biri dağa çıkan, diğeri aşağıya inen, birbirlerini yollarından geçerken karşılayan iki siyahi erkek yürüyüşçü yer alıyor. Bir koreografla işbirliği yapan Johnson, zorlu ve haksızlıklarla dolu modern yaşamın psikolojik ve fiziksel sonuçlarını ifade etmeye çalışıyor. Sergi, Hauser & Wirth'de 25 Ocak tarihine kadar izleyicisiyle buluşuyor.


GERHARD RICHTER, PRINTS

Gagosian sergisi, Gerhard Richter'ın elli yılı kapsayan basılmış işlerini paylaşıyor. Kariyeri boyunca Richter; çağdaş soyutlama ve görüntü oluşturma, teknolojik gelişmeleri benimseme ve bulduğu görüntüleri çığır açan şekillerde yakalama konusunda öne çıktı. Ayrıntıları ve bazen bütün kompozisyonları değiştirerek, eş zamanlı olarak kendi kendine referans veren yeni sanat eserleri üretti. Çeşitlilik, ölçek ve stil açısından farklı olan baskıları, Richter'in bukalemunu anımsatan sanatsal süreçlerini yansıtır ve resmin kaynağı ile resimli temsil arasındaki sürekli değişen ilişkiyi keşfeder. Richter'in baskılarının çoğu kişisel fotoğraflara dayanır. En eski baskısı olan Hund (1965), aile köpeğinin bir ekran baskısında, boya fırçasının bir yandan bir yana süpürülmesiyle üretilmiştir.

Fırça kıllarından görülebilir bir doku ile bulanıklaştırılarak elde edilmiş görüntü aynı anda resim ve fotoğrafçılığa referans verir. Richter ayrıca portre ve baskılarında gerçekliğe karşı kimlik ve sadakat sorularını ortaya koymuştur. Başını izleyiciden uzağa çeviren, bir elbise içinde betimlenen ve kızının adını taşıyan Betty isimli baskısı; Richter'ın aynı adlı 1988 tarihli ikonik resminin, sanatçının kamerasıyla çekilmiş fotoğrafından basılmıştır. Richter'ın portresi, bir aile fotoğrafının samimi görsel dili ile konuşur ancak tekrarlanan teknik aralıkları bulanık, yüzü olmayan özne ile psikolojik bağlantıyı önler. 2011 Strip dizisindeki yaratıcı işleri sanatçı için bir sıçrama tahtası olmuştur. Bu büyük ölçekli inkjet baskıları oluşturmak için Abstract Painting'de (1990) tuvalinin dijital olarak 4096 dikey bölüme ayrılmasını sağlamıştır. Segmentler daha sonra rastgele seçilmiş ve tek bir resimden çoklu görüntülerin ortaya çıkmasına izin verecek ince yatay şeritler halinde uzayana kadar tekrarlanmıştır. Richter'in 2006'da Cage Grid fotoğrafını bölerek oluşturduğu bir dizi mürekkep püskürtmeli baskısı da çalışma yüzeylerini yeniden yorumlama dürtüsünü gösteriyor. Sergi, 21 Aralık'a kadar Gagosian Upper East Side'da görülebilir.

BİZE ULAŞIN