3 boyutlu filmler bizi hasta mı ediyor?
LIFESTYLE

3 boyutlu filmler bizi hasta mı ediyor?

Avatar gibi üç boyutlu filmler izleyen bazı sinema severler, hoş olmayan sürprizlere hazırlıklı olmalılar!

GÜNCELLEME TARİHİ: 12 Ocak 2010

Vizyona gireli henüz bir ayı geçmemesine rağmen bilim kurgu filmi Avatar, milyar dolarlık gişe hasılatı ile, şimdiden tüm zamanların en başarılı dördüncü filmi oldu. Filmin Britanya'daki çekimleri, yüzde 80 oranında, güçlendirilmiş 3D teknolojisiyle gerçekleştirildi.

'Avatar' filminden kareler için TIKLAYINIZ!

'Avatar' filminin fragmanı için TIKLAYINIZ!

Telegraph.co.uk sitesinin haberine göre, sinema izleyicisinin; nesneleri ekran dışına taşmış gibi gösteren, renkli filtreli, uyduruk gözlükler taktığı ve yaratılan bu etkiyi kaybetmemek adına kafasını bile hareket ettirmekten sakındığı günler çok geride kaldı. Şimdilerde izleyiciler; polarize filtreleri bulunan ve ekrana yansıtılan ikiz görüntüleri üç boyutlu etkisi yaratmak için üst üste yerleştiren son model Ray-Ban tarzı özel gözlükler kullanıyorlar.

Fakat teknoloji ne kadar gelişmiş olursa olsun, kayda değer bir azınlık, üç boyutlu bir filmi rahat bir şekilde baştan sona izleyemiyor. Örneğin İngiltere'de üç milyon kişinin, "stereoskopik görüş"lerine (iki gözün yarattığı derinlik algısı) zarar veren göz rahatsızlıkları bulunuyor. Söz konusu durumlar bu kişilerin üç boyutu algılamasını zorlaştırıyor, hatta imkânsız kılıyor.

Üç boyut etkisini engelleyen şartların başında şaşılık, göz kayması, göz tembelliği (tek gözün zayıf görmesi) geliyor. Göz tembelliği, genellikle çocuklukta yaşanan ve tedavi edilmemiş astigmatlıktan ileri gelen bir rahatsızlık olarak biliniyor. Gawker.com isimli bir blog sitesine yorum yazan bir sinema izleyicisi üç boyutlu bir film seyrettikten sonra kendini kötü hissettiğini belirterek şunları ekledi: "Sorun, üç boyutlu odak noktaları ve perspektifin kesintiye uğraması. Zihin, bir tampon olmaksızın duruma adapte olamıyor. Bu yüzden Avatar, kusmanıza yol açabilecek bir film."

Üç boyutlu film izlemenin etkileriyle ilgili benzer kaygılar – özellikle çocuklar için- internetteki pek çok blog sitesinde dile getirildi. Örneğin, Avatar filmini 14 yaşındaki bir çocukla izlemeye giden Amerikalı bir izleyici, film başladıktan 20 dakika sonra şiddetli baş dönmesi, titreme ve baş ağrısı şikayetleriyle rahatsızlanan çocuğu salondan çıkartmak zorunda kaldığını anlatıyor.

Başka bir sitenin kullanıcısı ise şunları yazmış: "Oğlumun nörologu, ona Avatar filmini seyrettirmememiz gerektiğini, bunun hastalık nöbetlerini tetikleyeceğini söyledi."

Bunun gibi şiddetli tepkimeler, üç boyut algılaması için gerekli olan ve doğal kabul edilmeyen göz hareketlerine dayandırılıyor. Genellikle bize doğru yaklaşan bir nesne gördüğümüzde, gözlerimiz birbirinden bağımsız olarak hareket ederek nesneyi odaklamaya çalışır. Öncelikle göz küreleri burun yönünde içeri doğru döner, daha sonra göz kasları göz merceklerini sıkıştırarak şekillerini değiştirir ve hedefi odakta tutar. Bu, göz uyumu olarak bilinir.

Üç boyutlu bir görüntü izlerken göz kürelerimiz, göz uyumunu hedef alarak, içeri yönde döner. Ancak bu olduğu takdirde, bakan kişi ekrana odaklanacağına ekranın önündeki bir noktaya odaklanmış olur. Bu da beyni yanıltır, çünkü gözler, göz uyumu sağlanmadan, bir noktada birleşir. Gözler, kendi doğal eğilimleri ile filmin gerektirdiği yapay durum arasında bocalar. Böylece aşırı derecede göz yorgunluğu, migren ve mide bulantısı baş gösterir.

Avatar, bu tip yan etkiler yaratan tek üç boyutlu film değil. Geçen sene gösterimde olan Bolt isimli filmin de baş dönmesi ve bulantıya sebep olduğu aktarılmış.

James Sutton isimli bir göz doktoru durumu şöyle açıklıyor: "3D, tamamıyla doğal olmayan bir durum arz ediyor. Gözler aşırı derecede zorlanıyor. Birçok insan, özellikle çocuklar; göz yorgunluğu, baş ağırısı ve baş dönmesi yaşıyor. Hareketli bir aksiyon filmi izlediğinizde taşıt tutmasına benzer bir rahatsızlık duyabilirsiniz."

Üç boyutlu filmlerin yan etkilerinden muzdarip olanlar ne yazık ki bir süre sonra gidecekleri filmleri seçmekte daha fazla zorluk çekecekler, çünkü film stüdyolarında üretilen üç boyutlu yapımların sayısı gittikçe artıyor. Yakında Yıldız Savaşları serisinin yeniden çekimleri, Shrek'in yeni filmi, Neşeli Ayaklar ve 13. Cuma'nın devam filmleri üç boyutlu olarak gösterime girecek.

Üç boyutlu sinema, çok yakında evlerimizi de istila edecek. Üç boyutlu etkisi yaratan yeni kuşak televizyon setleri, geçen haftalarda Las Vegas'ta düzenlenen bir elektronik ticaret fuarında (CES) en çok merak edilen ürünler arasında yer aldı. Sony markası, 3D teknolojisine sahip televizyon satışlarının, 2013 yılı itibariyle toplam televizyon satışının yarısını oluşturmasını bekliyor.

Geleceğin eğlence anlayışı üç boyutlu olabilir, ancak izleyicilerin önemli bir kısmı için hoş bir deneyim olmaktan öteye geçemeyecek.


Çeviri: Alev Derbent