Anna Ewers, Francesco Clemente tablosunda!

Anna Ewers, Francesco Clemente için ‘ilham perisi’ olarak poz verirken kendisinin Versace versiyonunu yansıtmaya çalıştığını söylüyor.

Anna Ewers 23 yaşında birine göre normal olarak nitelendirebileceğimiz şekilde Brooklyn'in en popüler semtlerinden Williamsburg'teki evinde, bir yandan telefonda konuşup bir yandan pinpon oynuyor. "Günlük spor egzersizi yerine pinpon oynuyorum." diyor. ve tipik bir Alman tavrıyla ekliyor; "Dün tam iki saat oynadım. Bugün de yine iki saat oynayacağım!"

Sadece son üç haftadaki seyahat rotaları arasında Meksika, Barbados ve Los Angeles olduğunu düşünürsek aslında Ewers için evinde zaman geçirmek, nadir bir durum. Onu ilk kez Alexander Wang'in İlkbahar/Yaz 2014 defilesinde keşfetmiştik. O günden beri portfolyosuna 100'den fazla dergi çekimi, sayısız kapak çalışması, Alexander Wang, Balenciaga ve Hugo Boss gibi markaların kampanya yüzü olmayı sığdırdı. Çekimlerde canlandırdığı karakterler minimalist bir Alman kadınından Brigitte Bardot'vari bir feminenliğe kadar uzandı.

Francesco Clemente için 'ilham perisi' olarak poz verirken de kendisinin Versace versiyonunu yansıtmaya çalıştığını söylüyor. Zaten Clemente için poz vermesini önerdiğimde hiç düşünmeden kabul etmişti. "Böylesine ünlü ve başarılı bir ressamın tablosunda yer almak inanılmaz bir şey. Beni olduğum gibi resmettiğini düşünüyorum" diyor, üç saatlik oturma seansının ardından. Aslında Ewers, küçük yaşlardan itibaren sanata hayranlık duyan biri. Favorisiyse Andrew Wyeth'in efsanevi Christina's World adlı tablosu. Pek çok kişi gibi Anna Ewers da müzenin hediyelik eşya mağazasından bu çok sevdiği tablonun kartpostalını almış; "Bu tabloyu neden bu kadar çok sevdiğimi ben de bilmiyorum. Yine de muhteşem olduğunu düşünüyorum." Aynı zamanda Sebastião Salgado'nun fotoğraflarına da hayranlık duyduğunu ekliyor; "Eserlere bakmak için müzelere gidiyorum ama sonra da kendimi kaybediyorum." Ewers şu ana kadar 20'li yaşlarının çok iyi gittiğini söylüyor.

Kariyerinde sağlam adımlarla ilerledikçe programı daha da yoğun bir hal alıyor; "Sanırım hayatımın en heyecan verici yıllarını yaşıyorum. Olup biten çok fazla şey var. Her gün daha fazla iş alıyorum ama aynı zamanda mesleğimin ritmine ve seyahat programına da gün be gün daha çok uyum sağlamış oluyorum. Bu yüzden her an her yerde uykuya dalabilirim." Peki ya kahve? "Çok fazla kahve içtikten sonra rahatlıkla uyuyabilirim. Sanırım bu yaşımın genç olmasıyla alakalı." Göreceli olarak henüz yeni sayılabilecek kariyer hikayesine birçok zirve sığdırmış üstelik. "İlk Harper's Bazaar kapağım, ilk Balenciaga defilem, Prada kampanya çekimleri ve Alexander Wang reklam kampanyası kariyerimin ilk yıllarındaki en önemli gelişmelerdi." Kendisinden büyük modeller arasında en çok hayranlık duyduğu ismi sorduğumdaysa hiç düşünmeden 'Daria Werbory' cevabını veriyor. Onunla henüz tanışmamış olsa da işlerini yakından takip ediyor; "Çok etkileyici bir kariyeri olmasına rağmen çok rahat ve cool biri."

Ewers'ın tarzı da aynen böyle tanımlanabilir aslında. Kıyafet konusunda yakın arkadaşı Alexander Wang'in tasarımlarından vazgeçemiyor; "Sayısını bilmediğim kadar haki ve gri kaşmir kazağım var! Ve artık bu bir sorun haline gelmeye başladı." Gece dışarı çıkacaksa onu genelde siyah elbiseler ve siyah topuklular içinde görüyoruz. Biraz göz makyajı, biraz da dudaklara renk… Peki ya cilt bakımı? "Bir Alman markası olan Weleda'yı kullanıyorum." Favori destinasyonu? "En büyük hayallerimden biri Moğolistan'a gitmekti; onu da bu Ağustos'ta gerçekleştireceğim. Paris, Milano veya Londra'dan daha vahşi yerlere ihtiyacım var." Favori yemeği? "Bolonez soslu spagetti! Sık sık yememem lazım biliyorum ama dayanamıyorum!" İşte tüm bunları 23 yaşında olmanın verdiği rahatlıkla yapıyor Anna Ewers…

BİZE ULAŞIN